TÜRKÇÜ OLMAK HUMANİST OLMAKTIR.
Humanizmin literatüre yani edebiyatına göre tanımları internette var. İsteyen onları da okuyabilir.
Hümanizm anlayışının en geniş ve ilkel felsefesi Hint Brahman dininin kolu olan Şiva dini ve ondan doğan Sabilik, Jain,(Can-Cin-Çin demektir.) ve Buda'nın kurduğu Budizm dinleridir.
Bu dinlerin ortak yaratılış efsanesinde ve Sabilerin kutsal kitabı Ginza d Rabba (Sahip/Öğretmen Z Cin'i veya Hazine. Okuma bitince Vpn ile oku. Engelli blogum) kitabının Tanrı ve evren yaratılış efsanesinden kaynaklanır.
Evren, evrende yer kaplamayan, ışıkları ile yaşam veren Mana evreninden doğmuştur. Tanrısı Ulu Mana'dır.
Ondan doğan Hay=Yaşam Tanrı her biri evren olan erkek ve dişi tanrılar yaratır.
Dünyamız da "Dünya" adıyla, içinde bulunduğumuz evren de İlk Adem denilen tanrının vücudundan oluşur. Tevrat Incil ve Kuran'daki Köle Adem kültü de Sabilere aittir. Okuyunca tıkla
Aditi, Kamedanu gibi Gök Analar sonsuz zaman içinde sayısız tanrılar yani evrenler doğurmuş, onlardan doğan tanrılar da aynını tekrar ederek Genisleyen Evreni yaratmışlardır.
Dünyamızda yaşayan bir fil ile bir pire, eşit birer evrendir.
Evrenler arasında boyut/büyüklük farkı yoktur, eşittir.
Hatta evrenin egemeni olan bu cinler, Sabi dininin Asur Dini geleneklerinde şeytanlar mikrometrik, nanometrik ölçülerde insan, hayvan, bitkilerin vücutlarında, damarlarında bile böyle evren olan canlılar yaşarlar, insan vucudunu tümüyle işgal ettiklerinde bedenler çalışamaz hale gelir ve ölümü gerçekleşir.
Ölen bedenden bu canlılar ateşte bile yanmayan bir kristal içinde kendilerini dışarı atarlar.
Kendilerine ilk dokunan canlının vücutlarına arı gibi, kıçlarındaki iğneleriyle tutunarak girerler ve çoğalarak o canlıyı ele geçirirler.
Böylece konuşan, insanlara bilgi veren veya kurban isteyerek, yiyerek korkutan her canlı görünümünde Tanrılar kültü oluşmuştur.
Asur tanrısı B'aal, B'allah da böyle bir tanrıdır ve sembol hayvanlarından en bilineni Bal Arısıdır ve BAL da B'aa'l'ın adından türemedir.
(Bu yazımda bu bilgilerin kaynaklarını bulabilirsiniz okuduktan sonra Tıkla)
Bu nedenle tabiatta var olan her canlı boyutlarına bakılmadan birer evrendir ve sayısız canlı, cansız varlıklar üretir. Taşın toprağın bile canı, ruhu vardır.
Tanrı Şiva, Vişnu yaşamı korumakla gorevlidir. Şiva yok etme tarihine kadar bu görevi yapacaktır.
Bu nedenle Şiva, insanlara " hiç bir canlıyı öldürmeyin" dediğinden, bu gün bile Hindistan'da ve bu dine inanılan coğrafyalarda, yılan, çiyan, aslan, kaplan her tür yabanıl hayvan evlere bile girer, çıkar, kimse rahatsız olmaz. Ölseler bile.
Bu Evren Kavramı nedeniyle, yiyecek, giyecek ve her türlü bağış toplamak yani dilenmek için yollara düşerek geçinen Hintli rahipler yani Lamalar, toprağın canlandığı, bitkilere suyun yürüdüğü Bahar aylarında dilenmek için çıkmazlar.
Çünkü canlanan toprakta gezinmeye başlayan böcekler ve küçük hayvanları ezerek bir çok evreni yok etmekten korkarlar.
Mecburen yola düşmesi gereken bu rahipler, yolda önlerine çıkan karıncaları ezmemek için, onların yuvalarına döndüğü gün batımına kadar beklerler.
Bu nedenle bu din insanlarına Karınca Ezmezler denilir.
Boylar arasında evlilik yapılır, hiç bir boy kendi içinden evlenmezdi.
Dıştan evlenen (egzogamy) toplumlar oldukları için olsa gerek, "Tanrı oğlu" olduğunu iddia eden bir kralları olmamıştır.
Dilleri, dinleri farklı olsa da, Türklere yönelik yok edici saldırılar ve haksızlıklar karşısında birleşir, hedef devlete savaş açarlardı.
Çünkü Türk'ün düşmanı çoktur. Endogamy toplumları, tanrıları olan Yecüc Mecüc dedikleri, Hint ve Farsların Asuralar adıyla bilinen tanrıları olan dev ve cüce göksel varlıkların soyundan kabul ediliyorlardı. Bu yüzden tanrılarını ÇEKİK GÖZLÜ olarak resmediyorlardı.
Zafere ulaştıklarında, kurulan yeni devlet, boyları birleştiren ve zafere ulaştıran boy beyinin malı sayılırdı. Ganimetten her boy eşit hak alsa da, devlet, onu kuran boy beyi ölünce erkek çocukları arasında, yoksa kız çocukları arasında pay edilirdi.
Bu yüzden Türk devletleri Kısa Ömürlü olmuştur.
452'de Batı Hun Imparatoru Atilla, Batı Roma'yı yıktığında, Roma'lı tarihçiler " yaptıkları günahların cezası olarak Tanrının, Kırbaçı olan Türklerle kendilerini cezalandırdıklarını yazmışlardır.
Tanrının Kırbacı olduğu düşünülen Türkler, Güneyli ve Batılı İçten Evlenen Endogamy toplumları tarafından hiç bir ırkçı, soykırımcı suçlamaya maruz kalmamıştır.
Bu da atalarımızın her millete hoşgörü ile yaklaşan insancıl/ hümanist millet olduğunu kanıtlamaktadır.
Türklerin Yecüc-Mecüc cin ve şeytanlarının soyundan gelen üstün kavim olduklarına dayalı geçmiş inançlara dayanarak, Tek Tanrılı Vatikan Kilisesi, "Roma'yı yıktıkları için" Türkleri hedef almış, bunu Incil Hezekyel kitabına ve Kuran Kehf Suresi 76'dan 96.ayetlere koymuştur.
Kur’an tanrısı Allah ile aynı olduğunu Kur’anın yazdığı Tevrat tanrısı boyuna posuna bakmadan Sibirya’da Yakutistan’da, Orta Asya’da yaşayan kavimleri tehdit eder;
BÖLÜM 39
Hezekyel.39: 1 "İnsanoğlu, Gog'a karşı peygamberlik et ve ona de ki,
'Egemen RAB şöyle diyor: Ey Roş'un, Meşek'in, Tuval'ın önderi Gog*(Yecüc=Dev), sana karşıyım.
D Not 39:1 "Roş'un, Meşek'in, Tuval'ın önderi" ya da "Meşek'in, Tuval'ın baş önderi".
Hez.39: 2 Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden (*)çıkarıp
İsrail'in dağlarına getireceğim.
(*)Umarım,burada Orta Asya’nın kastedildiğini anlamayan kalmamıştır.
Tevrat tanrısı Türklere düşmanlığa devam etmektedir. Bu tanrı sanki 476’da Roma’yı yıkan Atilla’ya fena içerlemiş Roma imparatorlarının kinlerini ifade eder gibidir;
Yeremya 5;15-17" İşte ey İsrail evi uzaktan üzerinize bir millet getireceğim, Rab diyor; o zorlu bir millet, eski bir millettir ki, sen onun dilini bilmez, ve ne dediklerini anlamazsın. ""..güvenmekte olduğun duvarlı şehirlerini kılıçla vurup yıkacaklar. " Yeremya 5. Bab, 15-17
Böylece Roma imalatı Katolik Vatikan İncili ve Kuran Türk Düşmanlığı üzerine yazılmıştır.
Hümanist olmak atalarımızın en önemli karakterleridir.
Takdir aklı olanındır.
Alaeddin Yavuz
Emekli Polis Memuru
Mecburen yola düşmesi gereken bu rahipler, yolda önlerine çıkan karıncaları ezmemek için, onların yuvalarına döndüğü gün batımına kadar beklerler.
Bu nedenle bu din insanlarına Karınca Ezmezler denilir.
Sabilik dini de Şiva dini de bunca bilgilerine rağmen ırkçıdır ve Cin Z kitabı "Sabi olmak için Sabi doğmak gerekir."; "Sabi DURU SOY'dur" der. Yani aile içi ensest (next to kin incest) üreyendir demektir. Ensest doğumlarda SAKAT doğan çocuklarını "Allah'ın lanetine uğramış" diyerek kesip yerler, bu yüzden içlerinde SAKAT insan olmaz. Sakatlara da acımazlar. Bu gun de onlara maaş bağlanmasına karşı çıkarlar. Kuyumculuk onların kutsal mesleğidir.
Türklerin de Sabi dinine girişleri, adlarıyla bu gün Harappa Medeniyeti arkeolojik kazılarından elde edilen, 4,500-5300 yıl öncesine ait PURANALAR denilen Sabi dini metinlerinde Mlecca-Mlecchasslar (iyi ve kötü ruhlara/Melek/Melik/Melk/Mlek=Göksel Krallara ibadet eden geçmektedir.
Bu metinler sayesinde, "2.300 yılla sınırlanan Türk tarihi 5,300 yıla kadar geri gidiyor. Bu tespit Türkiye'de ilk bana aittir.
![]() |
Harappa kazılarından çıkan en az 4.500 yıllık altın levhada Tantur denilen Suriye Dürzi ve Asya Türk kadın ve erkek başlığı örnekleri en altta. |
(Çeviri metin Okuma bitince tıkla )
Benim Humanizm yani, İnsan Olmak anlayışım şöyledir;
Yeryüzünde yaşayan her ırktan, dilden ve dinden insanın, evcil, yabanıl hayvanların, böceklerin ve onların dışında tanımlanan hayvanlar ile doğadaki yaşamın temel maddeleri olan her türlü bitkilerin yaşama hakkına saygı duymak, korumaktır.
Cok zararlı olduklarından dolayı korkulan canlıların ise nüfuslarının zarar vermeyecek veya katlanılabilecek sayıda tutlmalarıdır.
Bu arada, tüm canlıların yaşamını sağlayan toprak ve suların da her türlü kirlilikten korunmasıdır.
Biz Türkler, Türk soykırımı için yazılmış İslam, Hıristiyan, Yahudi dinleri için bile, bize göre insanî yönleriyle kabul etmiş milletiz.
Bu yüzden geleneklere aykırı davrananlara;
Sen insan değil misin?
Sen Müslüman degil misin?
Senin Allah'ın yokmu?
Gibi kalıplaşmış cümleler ile uyarılar yaparız.
Gereksiz yere insana, hayvana, bitkilere zarar vermekten kaçınırız.
Bizim köy kültürü budur.
Şimdi, köyden koparılıp sehirlere doldurulmuş, doğadan, sosyal yaşamdan kopuk aileler ve onların çocuklarından oluşan, "apartman çiçekleri" dediğim bir nesil türedi.
Bunlar, sebzelerin, meyvelerin market tezgahlarında yetiştiğine inanan, tarla, bahçe, ağıl, ahır görme şansı olmamıs bir nesildir.
Bu nesile bir şey öğretmek zordur hatta imkansızdır.
Televizyon ve sosyal medyanın, hayvan porno yayınlamayı kesip, bunlara tabiatı, doğal ve vahşi yaşamları göstermesi yararlı olacaktır.
Bu hizmet te Humanist bir hizmet olacaktır.
Türkler, yaratılış efsanelerine göre 18 ile 24 boydurlar.
Boylar arasında evlilik yapılır, hiç bir boy kendi içinden evlenmezdi.
Dıştan evlenen (egzogamy) toplumlar oldukları için olsa gerek, "Tanrı oğlu" olduğunu iddia eden bir kralları olmamıştır.
Dilleri, dinleri farklı olsa da, Türklere yönelik yok edici saldırılar ve haksızlıklar karşısında birleşir, hedef devlete savaş açarlardı.
Çünkü Türk'ün düşmanı çoktur. Endogamy toplumları, tanrıları olan Yecüc Mecüc dedikleri, Hint ve Farsların Asuralar adıyla bilinen tanrıları olan dev ve cüce göksel varlıkların soyundan kabul ediliyorlardı. Bu yüzden tanrılarını ÇEKİK GÖZLÜ olarak resmediyorlardı.
![]() |
Cebrail'in Muhammed'e ayetleri vahiy ederken görüntüleyen temsili resimde Kanatlı Cebrail Çekik Gözlü çizilmiştir. |
Zafere ulaştıklarında, kurulan yeni devlet, boyları birleştiren ve zafere ulaştıran boy beyinin malı sayılırdı. Ganimetten her boy eşit hak alsa da, devlet, onu kuran boy beyi ölünce erkek çocukları arasında, yoksa kız çocukları arasında pay edilirdi.
Bu yüzden Türk devletleri Kısa Ömürlü olmuştur.
452'de Batı Hun Imparatoru Atilla, Batı Roma'yı yıktığında, Roma'lı tarihçiler " yaptıkları günahların cezası olarak Tanrının, Kırbaçı olan Türklerle kendilerini cezalandırdıklarını yazmışlardır.
Tanrının Kırbacı olduğu düşünülen Türkler, Güneyli ve Batılı İçten Evlenen Endogamy toplumları tarafından hiç bir ırkçı, soykırımcı suçlamaya maruz kalmamıştır.
Bu da atalarımızın her millete hoşgörü ile yaklaşan insancıl/ hümanist millet olduğunu kanıtlamaktadır.
Türklerin Yecüc-Mecüc cin ve şeytanlarının soyundan gelen üstün kavim olduklarına dayalı geçmiş inançlara dayanarak, Tek Tanrılı Vatikan Kilisesi, "Roma'yı yıktıkları için" Türkleri hedef almış, bunu Incil Hezekyel kitabına ve Kuran Kehf Suresi 76'dan 96.ayetlere koymuştur.
Kur’an tanrısı Allah ile aynı olduğunu Kur’anın yazdığı Tevrat tanrısı boyuna posuna bakmadan Sibirya’da Yakutistan’da, Orta Asya’da yaşayan kavimleri tehdit eder;
BÖLÜM 39
Hezekyel.39: 1 "İnsanoğlu, Gog'a karşı peygamberlik et ve ona de ki,
'Egemen RAB şöyle diyor: Ey Roş'un, Meşek'in, Tuval'ın önderi Gog*(Yecüc=Dev), sana karşıyım.
D Not 39:1 "Roş'un, Meşek'in, Tuval'ın önderi" ya da "Meşek'in, Tuval'ın baş önderi".
Hez.39: 2 Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden (*)çıkarıp
İsrail'in dağlarına getireceğim.
(*)Umarım,burada Orta Asya’nın kastedildiğini anlamayan kalmamıştır.
Tevrat tanrısı Türklere düşmanlığa devam etmektedir. Bu tanrı sanki 476’da Roma’yı yıkan Atilla’ya fena içerlemiş Roma imparatorlarının kinlerini ifade eder gibidir;
Yeremya 5;15-17" İşte ey İsrail evi uzaktan üzerinize bir millet getireceğim, Rab diyor; o zorlu bir millet, eski bir millettir ki, sen onun dilini bilmez, ve ne dediklerini anlamazsın. ""..güvenmekte olduğun duvarlı şehirlerini kılıçla vurup yıkacaklar. " Yeremya 5. Bab, 15-17
Böylece Roma imalatı Katolik Vatikan İncili ve Kuran Türk Düşmanlığı üzerine yazılmıştır.
Kur’an-ı Kerim'de Yecüc-Mecüc;
Dediler ki: "Ey Zu'l-Karneyn, gerçekten YE'CÜC VE ME'CÜC, YERYÜZÜNDE BOZGUNCULUK ÇIKARIYORLAR, bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim mi?" (Kehf Suresi, 94)
Dedi ki: "Rabbimin beni kendisinde sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı (güç, nimet ve imkan), daha hayırlıdır. Madem öyle, bana güçle yardım edin de, SİZİNLE ONLAR ARASINDA SAPASAĞLAM BİR ENGEL KILAYIM."
"Bana demir kütleleri getirin", iki dağın arası eşit düzeye gelince, "Körükleyin" dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar (bu işi yaptı, sonra:) dedi ki: "Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim."
Böylelikle, NE ONU AŞABİLDİLER, NE ONU DELMEYE GÜÇ YETİREBİLDİLER. (Kehf Suresi, 95-97)
Dediler ki: "Ey Zu'l-Karneyn, gerçekten YE'CÜC VE ME'CÜC, YERYÜZÜNDE BOZGUNCULUK ÇIKARIYORLAR, bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim mi?" (Kehf Suresi, 94)
Dedi ki: "Rabbimin beni kendisinde sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı (güç, nimet ve imkan), daha hayırlıdır. Madem öyle, bana güçle yardım edin de, SİZİNLE ONLAR ARASINDA SAPASAĞLAM BİR ENGEL KILAYIM."
"Bana demir kütleleri getirin", iki dağın arası eşit düzeye gelince, "Körükleyin" dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar (bu işi yaptı, sonra:) dedi ki: "Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim."
Böylelikle, NE ONU AŞABİLDİLER, NE ONU DELMEYE GÜÇ YETİREBİLDİLER. (Kehf Suresi, 95-97)
İşte aşağıda Hz.Muhammed (S.A.V)’nin bizzat kendi hadisleri;
“Mirac gecesi Allah beni Yecüc ve Mecüclerin yanlarına gönderdi; Onları dine davet ettim; kabul etmediler.. Onun için onlar, Adem ve İblis neslinden Allah’a asi gelenlerle birlikte cehenneme gireceklerdir”.
Bir diğer hadis;
“Küçük gözlü, kırmızı yüzlü ve suratları kalın deriden yapılmış kalkanlara benzer Türkler’e (Yecuc- Mecuc’e) karşı savaşlar yapmadıkça hüküm günü gelmiş olmayacaktır.”
(Bu adlar Hz. Muhammed’in hadislerini toplayan altı kişiden en doğru yazmakla ünlenenlere aittir.) Buhari-K. Cihad 95,96; Müslim K. Fitan 63,64-66
Çünkü,o da atası Hz.İbrahim gibi,kendilerine en uzak yerden düşman seçme alışkanlığını tekrarlamıştır.
Bu yüzden, Emeviler döneminde 100 yıl, Rusya'da 16. ve 19.yy arası 250 yıl, Sscb'de 60 yıl Türk soykırımı, Amerika kıtalarında da, Kızılderililer Türk Soyu kabul edilerek 400 yıl Kızılderili Soykırımı yapılmıştır.
Buna fırsat veren de Türklerin Yahudi, Hıristiyan be Müslüman olmaları ile birliklerinin " birbirlerini Kafir ilan etmeleri" ile bozulmasıdır.
İste dinleri, inançları ayrı olduğu için Kardeş Katliamı emreden Tevrat ve Kuran ayetlerini resim yazılarda, Tevrat ve Kuran sayfalarından okuyunuz.
“Mirac gecesi Allah beni Yecüc ve Mecüclerin yanlarına gönderdi; Onları dine davet ettim; kabul etmediler.. Onun için onlar, Adem ve İblis neslinden Allah’a asi gelenlerle birlikte cehenneme gireceklerdir”.
Bir diğer hadis;
“Küçük gözlü, kırmızı yüzlü ve suratları kalın deriden yapılmış kalkanlara benzer Türkler’e (Yecuc- Mecuc’e) karşı savaşlar yapmadıkça hüküm günü gelmiş olmayacaktır.”
(Bu adlar Hz. Muhammed’in hadislerini toplayan altı kişiden en doğru yazmakla ünlenenlere aittir.) Buhari-K. Cihad 95,96; Müslim K. Fitan 63,64-66
Çünkü,o da atası Hz.İbrahim gibi,kendilerine en uzak yerden düşman seçme alışkanlığını tekrarlamıştır.
Bu yüzden, Emeviler döneminde 100 yıl, Rusya'da 16. ve 19.yy arası 250 yıl, Sscb'de 60 yıl Türk soykırımı, Amerika kıtalarında da, Kızılderililer Türk Soyu kabul edilerek 400 yıl Kızılderili Soykırımı yapılmıştır.
Buna fırsat veren de Türklerin Yahudi, Hıristiyan be Müslüman olmaları ile birliklerinin " birbirlerini Kafir ilan etmeleri" ile bozulmasıdır.
İste dinleri, inançları ayrı olduğu için Kardeş Katliamı emreden Tevrat ve Kuran ayetlerini resim yazılarda, Tevrat ve Kuran sayfalarından okuyunuz.
Hint Aryan toplumu olan Hintliler, Farslar İngilizler, İskoçlar ve tüm Avrupa milletleri (Kuzey İtalya hariç) Aile içi evlenen ensest=Endogamy toplumlardı.
Oysa Atilla Batı Roma'yı yıktı sadece Haraç ve Savaş Tazminatı aldı. Soykırım yapmadı.İncil Eyüp Kitabında peygamber
Eyüp ve ailesi ensesttir.
Aşağıdaki Musa'ya verilen aile içi ensest cinsel ilişki ve evlilik yasaklarından yüzyıllar sonra yasayan Eyüp ve ailesi ensesttir. Toplum biliminde Endogamy ailedir.
Tevrat Levililer 18.Bölüm Yahudilere aile içi Ensest evlenme=Endogamy aileyi YASAKLAR
Ayetler açıktır, bu ayetlerden sonra
kimse kızının ve ogullarının çocuklarıyla, analıklarıyla bile artık evlenemeyecektir.
Roma ona dudaklarına zehir süren bir kadın hediye etti ve zehirleyip öldürdü.1247'de Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubat,Doğu Roma'yı yıktı, soykırım yapmadı.
Hümanist olmak atalarımızın en önemli karakterleridir.
Takdir aklı olanındır.
Alaeddin Yavuz
Emekli Polis Memuru
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder