21 Temmuz 2026 Salı

HZ MUHAMMET'İN HASTALIĞI AKROMEGALİ

HZ MUHAMMET'İN CİLT VE KEMİK HASTALIKLI OLMASI

AKROMEGALİ

Bu konuyu 15-20 yıl önce Bloglarımda yazdım.
Şu anda blog arşivlerinde bulamadım


Bazıları kitap yazmak için kopyalama yetmiyor, tümüyle hackerlik yoluyla çalıyor, hatta bilgisayarımdan bile siliyorlar.


Oysa tüm yazılarım bağış olduğu halde bunu yapıyorlar.
Beyinlerinde alt yapı olmadığı için de arkasını getiremiyorlar.
Akademisyen olup, akademik destek bulanlar bile, samimi vatansever arkadaşların 20 küsür yıldır bunları iznimle tez ödevi vermeleri yüzünden başarısız oldular.


Bir de Akp, Chp, cemaatler ve tarikatlar da var.
Kemal Kılıçdaroğlu, eşinin Yeni Akit Gazetesine verdiği, Atatürk'ün 50 akrabasını Seyit Rıza isyanında öldürdüğünü anlattığı röportajı sildirdi, onun başına ayni sey geldi.

Alıntı ve derleme yazıdır

Peygamber Efendimizin terinin mis gibi koktuğuna dair bilgiler var mı?


Hz. Enes anlatıyor:

“Ben Hz. Peygamber aleyhissalatü vesselamın elinden / avucundan daha yumuşak ne bir ipek ne de ipekten dokunmuş bir beze dokunmadım (görmedim). Keza ben Hz. Peygamberin (asm) kokusundan veya terinden daha hoş bir kokuyu veya daha güzel kokulu bir teri asla koklamadım.”(1)

Yine Hz. Enes anlatıyor:

"Peygamberimiz (asm) bir gün bize gelip yatmış ve hayli terlemişti. Annem bir şişe / bardak getirip terini oraya koymaya çalışıyordu. Derken uyandı ve 'Ey Ümmü Süleym! Ne yapıyorsun?' diye sordu. 'Ya Resulallah! Bu senin terindir, onu kokularımızın içine koyacağım, gerçekten senin terin kokuların en güzelidir.' diye cevap verdi.”(2)

Kastallanî de aynı görüşü paylaşarak Hz. Peygamber’in (asm) ve terinin hoş kokması konusunda: “Koku sürünmediği halde güzel kokmak Hz. Peygamber’in sıfatıdır.”(5) demektedir. 





Nevevî de Hz. Peygamber’in (asm) terinin miskten daha güzel koktuğunu ve koku elde etmekte kullanıldığını gösteren hadislerin yorumunda şu görüşlere yer verir:

“Bu hadislerde Hz. Peygamber’in kokusunu beyan vardır. Bu durum Allah’ın kendisine bahşettiği lütuflardandır.”

Alimlere göre, bu güzel koku Hz. Peygamber (asm) koku kullanmasa da onda mevcuttur ve onun bir sıfatıdır.

https://sorularlaislamiyet.com/peygamber-efendimizin-terinin-mis-gibi-koktuguna-dair-bilgiler-var-mi

Bu resimde sağlıklı olarak resmedilmiştir.



El ve Ayakları iri, dolgun ve kalındı…


Hz. Ali şunu söylemiştir: "Rasulullah'in elleri iriydi."

Osman Ibn Abdilmelik şöyle dedi: Hz. Ali'nin arkadaşlarından olan dayım, bana, Hz. Ali'nin şöyle dediğini anlattı: Rasulullahın el ve ayakları dolgundu (kalındı).

Avucu geniş ve yumuşaktı…

El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini rivayet etti:"Rasulullahın avuçlarının içi genişti."

Enes şöyle demiştir: "Ben, Rasulullahın avucunun yumuşaklığını atlasta ve ipekte görmedim."

Mariye şunu söyledi: "Peygamber'e (s.a.v.) beyat ettiğimde, o güne kadar onun elinden daha yumuşak bir ele dokunmamış'dım"

Kafasi büyüktü..


El-Hasen Ibn Ali, dayısı Hind Ibn Ebi Hale'nin şu sözünü rivayet etti: ''Rasulullahın başı büyüktü."

Nafi Ibn Cübeyr şöyle dedi: Ali Ibn Ebu Talib, bize, Peygamberi tarif ederken şöyle dedi: "Onun başı büyüktü."

İri kemik ve iri eklemliydi...

Hind şöyle demiştir: Rasulullahın bilekleri uzun, mafsalları (eklemleri) kalındı.


Derisinde Et Parcaciklari (Peygamberlik Mührü / Hatem-i Nübüvvet)…

Ben Resulullah Efendimizin kürek kemikleri arasında bulunan nübüvvet mührünü gördüm. O, güvercin yumurtası büyüklüğünde kırmızımtırak bir yumru idi (Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1.cilt, Hilal Yayınları s. 36)

Geniş göğüs ve omuzlar..

El-Bera İbn Azib şunu söyledi: "Rasulullahın omuzları genişti." El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini anlattı: "Rasulullahın göğsü enli, göğsü ve karnı bir seviyedeydi, çıkık değildi."

Vucud kaslari genis (enli)

Et- Teveme'nin mevlası (azatlı kölesi) salih şöyle dedi: Ebu Hureyre, Rasuhıllahı tarif ederken şöyle dedi: "Rasulullah'm pazıları enliydi." Parmaklar kalın ve uzun..

Hz. Ali şunu anlattı: "Rasulullah'ın avuç ve ayaklan dolgundu, parmaklari uzundu."


Kavisli burun..



Hind Ibn Ebi Hale şöyle dedi: "Rasulullahın burun kemiğinin ortasında bir kavis vardı. Burnunda, ona güzellik veren bir parlaklık vardı. Dikkat etmeyen kimse onun burun kemiğinin uzun olduğunu zannederdi."

Genis agiz..


Cabir Ibn Semura şöyle dedi: "Rasulullah geniş ağızlıydı." Gozler iri.."Mübarek gözleri büyük idi." (Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Dişleri seyrek ve aralikli..


Cumey' şöyle dedi: "Rasulullah geniş ağızlı ve seyrek dişliydi." İbn Abbas şöyle dedi: Rasuhıllahın Ön dişleri seyrekti.

Uzun Boyun..

Ümmu Ma'bed Rasulullah'ı tarif ederken şöyle demiştir: "Onun boynunda uzunluk vardı."

Yüzünde ve cildinde parıltı (yağlanma)..

El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini rivayet etti: "Her türlü büyüklük Rasulullah'ta toplanmıştı. Onun yüzü, ayın ondördü gibi parlardı."

Kalin saçlar...

Hz. Aişe şöyle demiştir: "Peygamber tarakla saçlarını taradığında sanki kumlan kazırcasma tarardı."

Sık (gür) Sakal..

El-Hasen Ibn Ali, dayısı Hind'in şu sözünü söyledi:"Rasulullahın sakalı sıktı. (gürdü)"

Ali Ibn Ebi Talib şunu söyledi: "Rasulullahın sakalı sıktı.(gürdü)"

Ummu Ma'bed: "Rasulullahın sakalı (sıkıydı) gürdü" demiştir.

Gür Ses..

Mübarek sesi, kimsenin sesinin yetişemediği yere yetişirdi. (Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Vucudunda sertlik yada kireclenme belirtileri..

Yana ve geriye bakacağı zaman bütün bedeni ile dönüp bakardı (Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Yürürken öne doğru eğilme..

Peygamberimiz önüne bakarak, süratle yürürdü. (Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye) Yürüdüğü zaman adeta yukarıdan aşşağı iniyormuş gibi kuvvetli adımlarla yürürdü (Tirmizi, Es-semailul Muhammediye).

Cildinin rengi beyaz ve Kırmızımsı…


Hz. Ali şunu söyledi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) rengi, kırmızılığı bulunan beyazdı."

Korkunc görünüm….

Resulullah efendimizi ansızın gören kimseyi korku kaplardı. (Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Parfüm düşkünlüğü….

Gercekten ben Resulullahı misk sürünürken gördüm. Yoksa o koku degil miydi?" Nesai, Hacc,231, (5, 277); Ibnu Mace, Menasik 70, (3041).

Hz. Aise anlatiyor: "Resulullaha, ihrama gireceği zaman (ihrami icin), keza ihramdan ciktigi zaman da Kabe'yi tavaftan once hill'i icin, icinde misk bulunan surunme maddesini su iki elimle surdum."Buhari, Hacc 18, 143,

Baş ağrısı..

Peygamber'in baş ağrısı ve şiddetli ateşi vardı.

"Yâ Âişe Senin değil, asıl benim vay başım. Senin başının ağrısı geçer gider. Baş ağrısı, benimkidir."

Bakınız; Fıkhu's -Sire & Hilye-i Saadet (Resulullahın Görünüşü).

Erken Dönem İslâm Toplumunda Bir Cilt Hastalığı Olarak Humra ( رةْ مُ ح): 
Hz. Muhammed Dönemi Hastalık Öyküleri


Humra ( سةْ مُ ح) as a Skin Disease in Early Islamic Society: Disease Cases of the Prophet Muhammad's Era Büşra Yıldırım i , Levent Öztürk ii i Doktora Öğrencisi, Sakarya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İslam Tarihi ve Sanatları, Arş.Gör., Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, İslam Tarihi AD., https://orcid.org/0000-0002-2641-9315 ii Prof. Dr., Sakarya Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, İslam Tarihi AD., https://orcid.org/0000-0002-4741-0125 ÖZ 

Amaç: Humra, erken dönem İslâm toplumunda kayıtlara geçmiş olan bir cilt hastalığıdır. Humrayla ilgili olarak Hz. Muhammed dönemine işaret eden dört hastalık öyküsü tespit edilmiştir. 

Bu hastalık öyküleri bağlamında humranın ele alınan dönemde mahiyetinin ne olduğu, nasıl algılandığı ve nasıl tedavi edildiği bu çalışmanın temel amacıdır. 

Yöntem: Çalışmanın ana amacını teşkil eden Hz. Muhammed dönemindeki hastalık öykülerinin sunulduğu kayıtlar, dönemin sosyo- kültürel hayatı hakkında bilgi ihtiva eden hadis kitaplarından tespit edilmiştir. Hadis kitaplarında yer alan ilgili rivayetler, orijinal metinleri ve Türkçe çevirileriyle bulgular kısmında sunulup, ardından tartışılmıştır. 

Bulgular: Hz. Muhammed dönemiyle ilgili olarak humra hastalığına dair dört farklı öykü saptanmıştır. Bu öykülere konu olan hastalar, sahâbeden Es‘ad b. Zürâre, Zeynep bint Muâviye, Abdullah b. Ömer ve muhadramûndan Abdullah b. Ukeym olmak üzere yetişkin kişilerdir. Zeynep ve Abdullah b. Ömer’deki humranın, yüz ve bacak bölgelerinde belirdiği söylenir. Ayrıca, Es‘ad b. Zürâre’nin humra sebebiyle ağrı çektiği belirtilir. Son olarak, Zeynep ve zikri geçen iki Abdullah’ın tedavisinde rukiye söz konusu edilirken, Es‘ad b. Zürâre’ye dağlama uygulanması önemli bulgular arasındandır. 

Tartışma- Sonuç: Humra hastalığıyla ilgili Arap dili sözlüklerinde yer alan tanımlar, klasik İslâm tıbbı kaynaklarındaki malumat ve hastalığın muhtemel karşılığı olan erizipel hastalığı hakkında verilen bilgiler, Hz. Muhammed dönemindeki humra öykülerinde dile getirilen hastalığın ciltte belirdiği yerler ve belirtilerine dair ifadelerle örtüşmektedir. Humranın bulaşıcı ve öldürücü bir hastalık olup olmadığı tartışmaya açılmıştır. 

Ayrıca, humra için uygulanan tedavi yöntemleri ele alınan dönem çerçevesinde değerlendirilmiştir. 

Anahtar Kelimeler: Cilt Hastalığı, Humra, Yılancık, Erizipel, Hz. Muhammed Dönemi. 

ABSTRACT Objective: Humra is a skin disease documented in early Islamic society. 

This study identifies four cases associated with Humra from this period. We aim to analyze perceptions of the disease, its characteristics, and how it is treated as reflected in these accounts. 

Method: We draw on primary sources from hadith collections that provide insights into the socio-cultural milieu of the Prophet Muhammad’s era. We present these narrations in the findings section with the original Arabic texts alongside Turkish translations, followed by a detailed discussion. 

Findings: We identify four cases of Humra disease from the Prophet Muhammad's time, involving adults: As'ad b. Zurara, Zaynab bint Mu'awiya, Abdullah b. 'Umar from the Companions, and Abdullah b. Ukaym was one of the Muhadramun. In the cases of Zaynab and Abdullah b. 'Umar, the disease appeared on the face and legs, while As'ad b. Zurara experienced the pain associated with Humra. 

We note that treatment methods include the use of ruqyah for Zaynab and both Abdullahs, whereas cauterization was notably applied to As'ad b. Zurara.

 Discussion-Conclusion: Our analysis reveals that the descriptions of Humra in classical Arabic dictionaries and medical texts align with accounts from the Prophet Muhammad's time, particularly regarding the affected areas of the skin and the symptoms described. 

We also examine the possible identification of Humra with erysipelas and discuss its potentially contagious and fatal nature. Furthermore, we evaluate the treatment practices, including ruqyah and cauterization, within the historical context of the era. 

Keywords: Skin Disease, Humra, Yilancik, Erysipelas, the Time of the Prophet Muhammad. i Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Lokman Hekim Tıp Tarihi ve Folklorik Tıp Dergisi 2025;15( 2):496-507 DOI: 10.31020/mutftd.1580679 e-ISSN: 1309-8004 Geliş Tarihi – Received: 07 Kasım 2024; Kabul Tarihi- Accepted: 17 Şubat 2025 İletişim- Correspondence Author: Büşra Yıldırım <byildirimm93@gmail.com> Bu derginin içeriği Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0






HZ MUHAMMET'IN HASTALIĞI
Yapay zeka

İşte arama sonuçları arasında bulunanlar:sorularlaislamiyet.com: Hadis kitaplarında, Peygamber Efendimizin teninin ve terinin miskü amber gibi koktuğu, bir kişi elini sıktığında, bütün gün boyunca kokusunu duyduğu, bir çocuğun başını okşadığında, diğer çocuklar arasında kokusundan fark edildiği rivayet edilir. 1
academia.edu: Hadis kitaplarında, Hz. Muhammed döneminde humra hastalığına dair dört farklı hikaye bulunmaktadır. Bu hikayelere konu olan hastalar, sahabeden Es'ad b. Zürare, Zeynep bint Muâviye, Abdullah b. Ömer ve muhadramundan Abdullah b. Ukeym'dir. 2
dergipark.org.tr: Vebâ, basil cinsinden bir mikrobun sebep olduğu bulaşıcı bir hastalıktır ve genellikle fare veya pire gibi hayvanlar vasıtasıyla bulaşır. Hastalık, her üç şekilde de dalgınlık, şiddetli susuzluk hissi, apık sapık konuşma, cilde ait kanamalar, dalak büyümesi ve yüksek ateş gibi belirtiler gösterir. 3
ateistforum.org: Akromegali, hipofiz bezinin aşırı büyüme hormonu salgılaması sonucu gelişen bir hastalıktır. Akromegali hastalığında iskelet, yumuşak doku ve iç organlar aşırı derecede büyür. Büyüme özellikle el, ayak ve yüz çıkıntılarında belirgindir ve hastaya tipik bir görünüm verir. 4
9lib.net: Akromegali, hipofiz bezinin aşırı büyüme hormonu salgılaması sonucu gelişen bir hastalıktır. Akromegali hastalığında iskelet, yumuşak doku ve iç organlar aşırı derecede büyür. Büyüme özellikle el, ayak ve yüz çıkıntılarında belirgindir ve hastaya tipik bir görünüm verir. 5
Bu yanıt size nasıl yardımcı oldu mu?


Akromegali, hipofiz bezinin büyüme hormonu (GH) salgılayan hücrelerinden çıkan bir adenom (tümör) nedeniyle fazla miktarda büyüme hormonu salgılanması sonucu oluşan bir hastalıktır. 123






Akromegali hastalığının bazı belirtileri:El ve ayaklarda büyüme; 123
Yüz hatlarında kabalaşma; 123
Burun, dudak ve dilde büyüme; 123
Seste kalınlaşma; 123
Baş ağrısı ve görme bozuklukları; 123
Yorgunluk ve eklem ağrıları; 123
Ciltte yağlanma, fazla terleme ve ten kokusunun değişmesi. 123
Akromegali hastalığının bazı nedenleri:Hipofiz bezindeki iyi huylu tümör (adenom); 45
Nadiren genetik faktörler veya hipofiz bezi dışındaki tümörler. 45
Akromegali hastalığının tedavisi:Cerrahi müdahale; 135
İlaç tedavisi; 13
Radyoterapi. 13

Devlik ve Akromegali


Devlik ve Akromegali

Tam İnceleme: Haziran 2025 , John D. Carmichael , MD , Güney Kaliforniya Üniversitesi Keck Tıp Fakültesi
Son güncelleme: Aralık 2025

PROFESYONEL SÜRÜMÜ GÖRÜNTÜLE
HIZLI BİLGİLERİ EDİNİN



Büyüme hormonunun aşırı üretimi aşırı büyümeye neden olur. Çocuklarda bu duruma devlik (gigantizm ), yetişkinlerde ise akromegali denir .

Belirtiler|
Teşhis|
Tedavi|
İlaç Bilgileri|
Multimedya

Aşırı büyüme hormonu neredeyse her zaman kanserli olmayan (iyi huylu) bir hipofiz tümöründen kaynaklanır.

Çocuklar çok uzun boylu olurken, yetişkinlerde kemik deformasyonları gelişir ancak boy uzamaz.

Kalp yetmezliği, halsizlik ve görme sorunları sık görülen rahatsızlıklardır.

Teşhis, kan testleri ve kafa ile el görüntüleme yöntemleriyle konulur.

Sorunun nedenini araştırmak için başın bilgisayarlı tomografisi (BT) veya manyetik rezonans görüntülemesi (MRG) yapılır.


Büyüme hormonunun aşırı üretimi durumunda cerrahi, radyoterapi ve ilaç tedavisi birlikte kullanılır.


Büyüme hormonu, kemiklerin, kasların ve birçok iç organın büyümesini uyarır. Bu nedenle, aşırı büyüme hormonu, bu dokuların anormal derecede güçlü büyümesine yol açar. Büyüme hormonunun aşırı üretimi neredeyse her zaman kanserli olmayan (iyi huylu) bir hipofiz tümörü (adenom) tarafından neden olunur. Pankreas ve akciğerlerin bazı nadir tümörleri de hipofizi aşırı miktarda büyüme hormonu üretmeye teşvik eden hormonlar üretebilir ve benzer sonuçlara yol açabilir.

Devlik ve Akromegali Belirtileri

Eğer büyüme hormonunun aşırı üretimi, kemiklerin büyüme plakları (kemik büyümesinin gerçekleştiği kemik uçlarındaki bölge) kapanmadan önce çocukluk döneminde başlarsa, bu durum devliğe (gigantizm) neden olur. Uzun kemikler aşırı derecede büyür. Kişi alışılmadık derecede uzun boylu olur ve kollar ile bacaklar uzar. Ergenlik dönemi gecikebilir. ve cinsel organlar tam olarak gelişmeyebilir.

Çoğu durumda, büyüme hormonunun aşırı üretimi, kemiklerin büyüme plakları kapandıktan çok sonra, 30 ila 50 yaşları arasında başlar. Bu nedenle, yetişkinlerde artan büyüme hormonu kemiklerin uzunluğunu artırmaz, ancak kemiklerin uzamak yerine deforme olmasına neden olan akromegaliye yol açar. Değişiklikler yavaş gerçekleştiği için genellikle yıllarca fark edilmezler.

Daha fazla bilgi için;  https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/acromegaly/symptoms-causes/syc-20351222

İmam Kastallani Yapay zeka bilgisi;

İmam-ı Kastallani; tam adıyla Ahmed bin Muhammed bin Ebî Bekr bin Abdülmelik el-Kastallani, 851 (m. 1448) yılında Kahire'de doğmuş ve 923 (m. 1517) yılında aynı yerde vefat etmiş İslam alimi, muhaddis, fakih ve vaizdir. 124
Bazı eserleri:el-Mevâhibü'l-Ledünniyye bi'l-Minahi'l-Muhammediyye: Hz. Muhammed'in hayatını anlatan siyer kitabıdır. 35
İrşâd-üs-Sârî fî Şerh-il-Buhârî: Sahih-i Buhari'ye yazdığı şerhtir. 2
Kastallani, tüm ömrünü Kahire'de geçirmiş, birçok ilim dalında yetişmiş ve çok sayıda talebe yetiştirmiştir. 12