28 Şubat 2021 Pazar

BIRAKIN KOMÜNİSTLER DE IKTİDARA GELSİNLER

BIRAKIN GELSİNLER!

Roma Jül Sezar dönemi; Biz gidersek Sasaniler gelir.

Sasaniler, M.S.250'de peygamber Mani ile köleliği kaldırmış, devletin her evlenen çifte bakacağı kadar arazi, büyük, küçük baş ve kümes hayvanları vermesini, et, süt, yumurta gibi hayvan ve hayvan ürünlerinin yenilmesini, insan ve hayvan kurban edilmesini yasaklamış, bu dini her milletin geleneğine göre, kendi dilinde yazılmış 7 kitapla bildirmişti. 

Bu kitaplar, Araplara ve başka milletlere de şimdiki Kuran alfabesi dediğimiz Aramı KUFE alfabesi ile yazılmıştı. Mecusilik dini, Süryani Hristiyanlığına İran yorumuydu. 


Roma imparatorluğu bundan 75 yıl sonra 324'de Hıristiyanlığı benimseyecekti.

Artakzerkses peygamber Mani'yi "savaşlar da kaldırılsın(MECUSİLİK ve Dinlere Yansıması nlog arşivine bakınız)" şeklinde fazla ütopik istekte bulunması yüzünden recm ettirerek öldürdükten, Pers ırkçılığı yapan Zetdüştlüğü geri getirdikten 300 yıl sonra Sasaniler yıkıldı.

Ibni Hişam El Kalbi, düzenlediği Ibni İshak'ın Siret-ül Resülullah-Peygamberin Hayatı kitabında, Salmani Farsi'nin peygamberle " Farsların da Arap sayılması karşılığında İran Hristiyanlarının kendisini destekleyeceğini bildirmiş, peygamber de kabul etmiştir. 
Pers-Roma düşmanlığının Pers kini bu anlaşmadan habersiz Türklerin Yecüc-Mecüc lanetli cin şeytan soyu olarak tanımlanıp, Tevrat, İncil, Kuran Kehf Süresine geçmesine ve İslam ordularının Perslerin ihbarları, Türklerin zayıf yönlerini Araplara bildirmesi ile Türk soykırımına neden olmuştur. Persler, binlerce yıllık yoldaşlarını satmıştır.
Türk soykırımlarına neden olmuşlardır.

Özgürlüğü tadan köleliğe dönmez. İnsanlar da Mecusiliğe bağlı kalıp Pers ırkçılığına karşı çıkmıştır. Salman-ı Farsi örneği canlı bir örnek teşkil etmektedir.

Marks bile Sosyalizmi bu geleneğe bağlı kitaplardan yazmıştır.

Hristiyanlık-İSLAM dönemi; Biz gidersek Müslümanlar gelir.

Yavuz sonrası Osmanlı; Biz gidersek Kızılbaşlar gelir.

19.yy Osmanlı; Biz gidersek İttihatçılar gelir. Sonunda geldiler ve köleliği kaldırdılar eşitliği insanlığı, dinlere de özgürlük getirdiler.

Menderes ve sonrası dönemi; Biz gidersek Komünistler gelir.

1980 sonrası; Biz gidersek komünist Pkklılar gelir.

Hâlâ aynı terane.

2000 yıldır devleti yobazlar yönetiyor, sonuç savaşlar, insan kıyımı, sefalet, kölelik.

Rusya, Çin dünyanın en güçlü en zengin toplumları arasında ilk 5 teler. Türkiye nerede?

Komünistlerin ve sömürgeci Hıristiyanların ardına takılmış gelecek arıyor.

Sefalet, yokluk, terör, her gün şehit cenazeleri.

Binlerce yıldır çok dindarız, tapınaklarda ibadet ediyoruz ama sefiliz, açız, işsiziz, gençler gelecek göremediği için yurt dışına kaçan kaçıyor, kalan ya şehit ya gazi ya da sefil niyazi.

BIRAKIN da bir kere Komünistler gelsin!

BIRAKIN Komünistler gelsin bakalım ne olacak?

Saygıyla

Alaeddin Yavuz

.

HDPKK KAPATMA TİYATROSU

 HDP KAPATMA TİYATROSU.

Hiç bir devlet, kendisini yıkmak, bölmek isteyen askeri terör ve bu terörü savunacak siyasal oluşumlara izin vermez. Veriyorsa, o devleti yönetenler o devletin düşmanları eline geçmiş demektir.

10 Kasım 1938 sonrası devleti yönetenlerin hepsi Osmanlıya ve Atatürk cumhuriyetine ayrılmak için isyan etmiş isyancıların soylarından oluşur. 


Hepsi 1916'da Kafkasya Rus Çarlık orduları baş komutanı, Rus Çarının oğlu Nikolay Nikolaviç'e " gelin buraları işgal edin, bize Ermenistan, Pontus, Kürdistan kurun" diye ortak yazdıkları dilekçeyi Bitlis Yezidi Ermenisi Saidi Kürdi eliyle Gürcistan Tiflis'e dilekçeyi göndermişlerdir. Bölge, 1917 Ekim Devrimi isyanına kadar Rus idaresinde kalmıştır. 



Çarlık ordusunun çekilmesiyle doğan boşluğu İngiltere Batum'a ordu çıkartarak Doğu Karadeniz bölgesinde Pontus Cumhuriyeti, Güney Doğu Anadoluda İslam Kürdistan'ı kurma faaliyetlerini hızlandırmıştır. 

Buna ABD bir donanma göndererek aynı coğrafyada Batı Ermenistan kurmak istemiştir. Atatürk ve arkadaşlarının ABD, İngiltere ve diğer galip devletlerin büyük elçilerini iknaları ile, 1921'de Lenin'in Gürcistan'ı işgal ederek İngilizleri çıkarması, Kuvayı Milliye ordusunun aynı yıl Ermenileri bozguna uğratması bu projeyi atıl kılmıştır.

Öyle ki Yunan işgal ordusu Ankara Polatlı'ya dayanmış, TBMM Kayseri'ye mi çekilelim, tartışması yapıyor, aynı anda Dersim Koçgiri ve paralel olarak Pontus isyanları çıkmıştır.

1925 Şeyh Sait isyanına Rize Potamya Şapka Kanunu isyanı kılıfı ile destek vermiş, bu iç Anadolu'da 50 kadar benzer kalkışmaya ulaşmıştır.

Bu gün TBMM ve devleti Rize Potamya'lı ( Güneysu) RTE ve Dersimli Seyit Rıza isyancılarından gelen Kemal Kılıçdaroğlu ortak idare etmektedir. 

1943 Kahire toplantısında davet edilen Bitlis'li İsmet İnönü'ye İngiltere başbakanı Churchil, "-Mustafa da öldü artık şu Kürdistan'ı kur" önerisi yapmış,  cevaben İsmet paşa da "-Kürtler feodal ve eğitimsizler, kurulacak devleti yaşatmaları için ez az 80 yıl Türklerle birlikte yaşamak zorundadırlar" diyerek bir erteleme onayı istemiştir.

1960 sonrası ortaya çıkan sol hareketler başlangıçta ulusalcı bir çizgi izlemişlerse de 1967'de bu birlik yıkılmış, "Türkler emperyalisttir,  onlardan solcu olmaz" diyen etnik Kürt solu öne çıkarılmış, Chp ve diğer partilerde yuvalanmışlardır. 

Ölen Saidi Kürdi'nin Nurculuk hareketi de Işıkçı devşirme Gregoryen+İslam harmanını savunan Fetö' ye teslim edilmiş, MHP de buna ortak edilmiştir.

Bu Amerikancı bölücü harekete karşı çıkan İsmet İnönü 1971'de partisinden koparılıp yerini Bülent Ecevit'e terk etmiş bunu da Kıbrıs ve sağ-sol terör olayları takip etmiştir.

12 Eylül 1980'de ABD memuru kripto Ermeni Kenan Evren cuntası döneminde Tunceli Çemişkezek asıllı Turgut Özal hükümeti, ABD,AB ve Derin NATO işbirliğinde 1984'de Sol ideoloji ağırlıklı Kürt, Ermeni, Süryani, Yezidi-Rum-Yahudi etnik milliyetçiliklerinin KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİ şemsiyesi altında kurulan PKK, 1987'de ASALA önderinin Orly Havaalanı baskını nedeniyle Fransız ajanlarca Yunanistan Atina'da pavyondan çıkarken makinalı tüfekle taranarak öldürülmesini takiben ASALA Pkk ile birleşmiştir.

Aradan geçen 37 yılda örgüt bitirilememiş aksine gücünün zirvesine erişmiştir. 

Siyasî kolu olan HEP Erdal İnönünün Sodep partisinden 21 vekil verilerek 1991'de bölünme ile TBMM'ye sokulmuştur. Bu hareket kendisini ERMENİ TAŞNAK ÖRGÜTÜNÜN DEVAMI olarak aynı tarihlerde nitelemiştir.(Kaynaklar: Sola Açılan Haçlı Seferi ve Cumhuriyet Tarihimiz; Pkk Tarihi Başından Bu Güne" keykubat blogspot com arşivi)

Bu güne kadar da defalarca kapatılıp açılmış ve AKP hükümetleri  döneminde zirve yapmıştır.

Bunun yanında 10 kadar Sol, Sağ ideolojilerde ırkçı Kürtçü partiler de siyasal arenada yerlerini almışlardır.

Gündemde HDP'nin kapatılması var. 

03 Kasım 2002'de RTE'nin AKP partisi devleti SIFIR TERÖR ile teslim almış, 'Kürt sorunu benim sorunumdur, açılım süreci başlatıyorum' demiş, orduyu kışlaya, polisi karakola tıkmış, meydanı terör örgütüne teslim etmiş, Irak ve Suriyede iki Kürdistan kurmuştur. 



2015 yılında HEP/HDP 80 milletvekiline ulaşmıştır.


Bu gün 29 HDP milletvekili hakkında terörle bağlantılı oldukları gerekçesiyle TBMM Başkanlığına dilekçe verilmiştir. Sanki şimdiye kadar değillerdi.

Hep kapatılırsa sorun çözülecek mi? Hayır, bu ihtimale karşın kurulmuş Sol Kürtçü Partilere bakalım.






 
 Pekiyi, HDP kapatılarak ne yapılmak isteniliyor?
Bunların seçmeni Akp'ye mi oy verecek?
Böyle bir proje gündeme çoktan düşmüş bile.
İşte AKP ile birleşecek, biri yeni kurulacak Kürtçü Partilerin listesi hazır.




Ayrıca HDP ile Akp'nin Özerk Kürdistan konusunda anlaştıkları için oyların AKP VE CUMHUR İTTİFAKINA akması kararlaştırılmış, kapatma davası da sadece bir tiyatroymuş.
Böyle olursa 16 yıldır AKP'nin görevi devleti tasfiye etmektir tespitime bir adım daha yaklaşmış olacağız.
Sessizce devlet parçalanıp gidecek. Herkes sinema gibi bir şey yapmadan, mısır, çekirdek yiyerek izleyecek.
Aşağıda HDP kapatma tiyatrosu hakkında araştırmacı tarihçi Cengiz Özakıncı'nın bir tweeti.
Tespit benden takdir, tedbir  milletten.

Alaeddin Yavuz 

24 Şubat 2021 Çarşamba

BÜTÜN HALKIMIZA ÇAĞRIMDIR

BÜTÜN HALKIMIZA ÇAĞRIMDIR!

Uyanın!

Anayasamıza büyük önderimiz, devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk;

TÜRKİYE CUMHURİYETİ SOSYAL LAİK DEVLETTİR yazmış.

Bu ne demektir?

Sosyal Devlet, her vatandaşına aş, iş, barınak sağlayan devlettir. Avrupalıların işsizleri işsiz maaşları ile dünya turu yapıyor. Bizim çalışanlarımız onlardan 10 kat az maaş alıyor. Bu adaletsizlik kalkmalıdır.

Lâik devlet nedir?

Kimse inançlarından dolayı hiç bir ayrımcılığa tabii tutulamaz. Yani, Sen Alevisin, Sen Yezidisin, Sen Gayrimüslümsin, Sen Türk'sün, Kürtsün diye kimse seni sefalete mahkûm edemez.

Kimse, siz sokaklarda açlıktan, soğuktan donarken altın SARAYLARDA yaşayamaz.

Çıkın haykırın!

Hakkınızı isteyiniz.

Takdir sizindir.

Alaeddin Yavuz


21 Şubat 2021 Pazar

DEVLET NEDEN KİŞİNİN ÇIPLAK ÜST ARAMASINA İZİN VERIR

 KADIN VE ERKEĞE ÇIPLAK ARAMA NEDEN YAPILIR?

Bu yazı, bütün dünyada uygulanan bir güvenlik önlemini tanıtmak amaçlıdır.


Ülkemizde de Avrupa, Abd'de de ülkeye girişlerde pasaport kontrollerinde mecburen geçtiğimiz X Ray cihazları,istediğiniz kadar çarşaf, peçe, burka giyerek örtünseniz de artık görevli memura bizi çıplak hatta iç organlarımıza kadar gösteren teknoloji ile yenilenmiştir. Çıplak aramanın son teknolojik hali budur.
Bazı sivil toplum örgütleri bunu insani olmadığı için uygulamadan kaldırılsın diye kampanya yürütmüşlerse de devletler bunlara itibar etmemiştir.
Bu uygulama sadece ülkeye girişlerde değil, hassas kurumlara giriş çıkışlarda, altın, elmas madenlerinde çalışanlara dahi yapılmaktadır. Hoş olmasa da, aşağılayıcı olsa da hiç bir devlet, kurum veya kuruluş bundan vazgeçmemektedir.

Diyeceksiniz ki; Adalet, insanlık onuru nerede?


Ama şu da var. Bir çok suçlu, suç örgütleri taşıyıcı olarak seçilen kuryenin vücuduna ameliyatla yasak nesneleri koydukları gibi, suçlular da boşaltım organlarına suç unsuru olan bazı nesneleri sokarak taşıyıcılık yapmaktadırlar.

Bu gün muhalefet medyası, cezaevlerinde çıplak aramayı gündemde tutuyorlar. Kendileri iktidar olasalar bile bu uygulamayı kaldırmayı düşünmezler.

Bir polis olarak ben de çıplak arama yaptırdım ve inanın, kadının vajinasından, erkeğin anüsünden UYUŞTURUCU, para, çakı v.b. çıkmıştır. Kadının üst veya çıplak araması kadı memurlara yaptırılır.

Bunu, 1996 yılbaşında Kadıköy Acıbadem'de yılbaşı gecesi devriye gezerken, ev ev motosikletle gezen bir zenciyi uyuşturucu kuryesi olabileceği şüphesi ile takip edip karakola getirdiğimde yetkililerden izin alarak yaptırdım. 

Üstünden, motosikletten bir şey çıkmadı. Grup amirime ince arama yapalım dedim. O da nöbetçi savcıyı gecenin 04:00ü gibi aradı. Savcı ikna oldu, "arayın" dedi.

Aradık, mabadına 500 ABD doları uyuşturucu parasını naylona sarıp sokmuş. 

Parayı bulunca itiraf etti. Şahit olduğum hiç bir arama boş çıkmadı. 

Herkese de bunu yapmayız. Çok önemli suç veya şüphe olması gerekir ve suçluyu da korumak için de yapılır.

Bu arama tutuklanan kişinin boşaltım organlarına sakladığı çakı, jilet gibi kesiciler ile kendine zarar vermemesi, suç sayılan yolla elde ettiği geliri, suç delillerini de devletin belgelemesi amaçlıdır. 

İnsan onuru dersek devlet iç ve dış ajanlara, suçlulara yenilmiş olur.

Dişi arasına, anüsüne 1cmlik jilet koymuş, nezarette intihar etmiş insan gördük. 

Ayakkabı bağı ile kendini boğan oldu. Biz sadece şüpheli olarak almışız, ama kişi suçlarını bildiği için intiharı seçebiliyor. 

GBT yani Genel Bilgi Toplama o zaman bilgisayar yok tabi İstanbul Asayiş, TEM... şubelerinde kayıt araştırması ile yapılır, haftalar alırdı. Pendik'ten Mecidiyeköy, Esentepe Polis Laboratuvarı, Sirkeci Asayiş Şubeye, 20 kişiyi kelepçeleyip, Pendik köprüsünde yolcu indiren şehirler arası otobüslere yalvararak GBT araştırmasına götürürdük. Yolcular haklı olarak şikayet ederdi ama polis karakolunun minibüsü, polisin kelepçesi, el feneri, telsizi bile yoktu. Bir polis 20 suçluyu götürüp getirirdi. Biri kaçarsa polis ihraç edilir ekmeğinden olurdu. Bunlar polisin değil devleti yöneten siyasilerin günahlarıydı.

Benim hiç bir nöbetimde intihar yaşanmadı, ama yaşanan karakolları biliyoruz ve bu yolla bir çok suç deliline ulaştık.

Plâstik hap tüplerine veya ameliyatla karnına yerleştirilmiş uyuşturucuları taşıyan on binlerce insan var. Lucy diye bir film buna çok güzel örnektir.

İnsanlık dışı da olsa güvenlik açısından yapılması gerekli bir eylemdir.

Sosyalist, komünist, demokratik, şeriatçı, faşist, diktatörlük, krallık her devlet bunu yapar.

Büyük devletler, sömürge devletlerde ajanları, terör örgütleri kuryeleri rahat etsin, her yere suç sayılan nesneleri rahatça soksun  diye, kamuoyunun bilinçsizliğinden istifade ederek tepki yaratmak için algı operasyonları düzenlerler.

Bu RTE ve Akp'ye destek vermem olarak algılanmasın. Muhalefetin böyle sonuçsuz kalacak gündemler yaratmak yerine, sarayın tek adam yönetiminin sona erdirilmesi için kamu oyunu kazanmakla meşgul olması gerekir.
Her devlet buna izin verir. Yoksa yaşayamaz.

Ajanlık ince iştir. Suçlular da her toplumun bir gerçeğidir. Suç ve suçluyla mücadele yöntemlerinden biri de bu çıplak aramadır.

Polislik dilinde bu aramaya da İNCE ARAMA denilir. Cinsel taciz amaçlı değildir. Bu amaçla yapan memur varsa şerefsizdir. Ama bu kanıtlanmalıdır. 

İnce aramada delil bulunmuş ise sanığın iddiaları boştur. Ama bir şey yok ise o memurlar işlerini kaybedebilirler. Tecavüz v.s varsa, kadını erkek aramışsa bile cinsel istifade amacıyla yapıldığı kanıtlanmış ise böyleleri devlete hizmet edemez, cezalarını devlet vermelidir. 

Muhalefet çıplak aramayı değil, bunun amaç dışı uygulanmasını işleyebilir, böyle sonuçsuz kalacak gündemler yaratmak yerine halkı arkasına alacak daha etkili gündemler oluşturması kendilerinin ve halkımızın yararına olacaktır.

Takdir sizindir.

Alaeddin Yavuz

20 Şubat 2021 Cumartesi

PİTON YILANI DERİSİNE YAZILI BABİL TEKE ŞEYTAN YAHUDİ TALMUDU BULUNDU

DAHA ÖNCE DE RULO KİTAP ŞEKLİNDE YAZILMIŞINI BİLECİK POLİSİ ELE GEÇİRMİŞTİ.

Gaziantep'te ele geçirildi! Orta Çağ'a ait ve 340 santimetre uzunluğunda...

Gaziantep'te üzerinde İbranice yazıların ve ve şeytan figürlerinin bulunduğu tarihi eser niteliğinde piton yılanı derisi ele geçirildi. Tarihi eser niteliğindeki piton yılanı derisini satmaya çalışan iki kişi suçüstü yakalandı.
AA
Son Güncelleme: 20.02.2021 - 10:37

Gaziantep'te ele geçirildi! Orta Çağ'a ait ve 340 santimetre uzunluğunda...

Gaziantep'te üzerinde İbranice yazıların ve ve şeytan figürlerinin bulunduğu tarihi eser niteliğinde piton yılanı derisi ele geçirildi. Tarihi eser niteliğindeki piton yılanı derisini satmaya çalışan iki kişi suçüstü yakalandı.

Gaziantep'te tarihi eser niteliğinde olduğu değerlendirilen ve üzerinde İbranice yazılar ve şeytan figürlerinin yer aldığı yılan derisini satmaya çalışan iki şüpheli suçüstü yakalandı.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri yaptıkları istihbarat çalışması sonucunda M.K. ve M.E'nin elinde bazı tarihi eserlerin olduğu ve bunları satmaya çalıştığı bilgisi üzerine harekete geçti.

Şehitkamil ilçesi Bilek Mahallesi'nde bir bağ evine operasyon düzenleyen ekipler M.K. ve M.E'yi müşteri beklerken suç üstü yakaladı.







ARAP ALFABESİNİ M.Ö.II. YY.DA IRAK KUFE SABİLERİNİN AY TANRISI SİN'İN YILAN ŞEKİLLERİNDEN ÜRETTİKLERİNİ, KURANDAN ÖNCE TEVRAT VE İNCİLLER İRAN İRAN DÜZENLEMESİ HRİSTİYANLIK OLAN MECUSİLİĞİN YEDİ KİTABININ DA BU ALFABE İLE YAZILDIĞININ BİLİNDİĞİNİ YAZDIĞIMI TEKRAR EDİYORUM.

ÜSTTEKİ YILANA BİR DE AŞAĞIDA VERDİĞİM RESİMLİ ALFABELERE BAKINIZ.

















ŞİMDİ DE BİLECİK POLİSİNİN KAÇAKÇILARDAN ELE GEÇİRDİĞİ BABİL TALMUD KİTABI RESİMLERİ;




































GAZİANTEP POLİSi TEKE ŞEYTAN AZAZEL'E İBADET EDEN YAHUDİLERCE PİTON YILANI ÜZERİNE RESİMLENMİŞ YAZILMIŞ İBRANİCE BABİL TALMUDU BULDU. ARAP ALFABESİ İŞTE BU YILANIN ŞEKİLLERİNDEN TÜRETİLDİĞİ İÇİN KUTSALLIĞINI SAVUNANLAR YAHUDİLERDİR. KURANDA BÖYLE İBARE YOK.

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/gaziantepte-ele-gecirildi-orta-caga-ait-ve-340-santimetre-uzunlugunda-41745034

14 Şubat 2021 Pazar

KENDİME VERDİĞİM GÖREV BİTMİŞTİR.

  NİYE YAZDIM?

1984 Yılında başladığım 0İstanbul Emniyet Müdürlüğü Turizm polisi şube müdürlüğünde yabancı devlet başkanları, cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar, daire genel müdürlerinden, akademisyen, tv, gazete araştırmacıları, ataştırmacı yazarlar, entelektüel turistler, her kim varsa bana ülkemiz hakkında tespitler yaptılar.

Hepsinin doğru çıkacağı belliydi, belli de oldu.

Bu konuda devlet, siyaset, millet varsa uyarmak için yazdım.

Ortak uyarıları;

Siz Demokrasi, eşitlik, özgürlük için savaşmadınız. Bu hakları sizden çıkan bir dahi Mustafa Kemal Atatürk size verdi. Siz demokrasiyi, tarımda 7. ülke olmayı, sanayileşmeyi hak etmiyorsunuz. Bunu 2000'li yıllarda elinizden alacağız. Çünkü bunları da biz verdik...." dedikten sonra; "Hepsini geri alacağuz6, sizi İrandan beter edeceğiz. Biz, sizin Atatürk'ünüzü öldürttük, gerisi tüm devlet adamlarınız, Osmanlının yaptığı gibi bizim memurlarımızdı. Memurlarımız sizi yok edecektir. Şimdi Akp'nin hazırladığı KURULUŞ ANAYASASI da budur.

Ben;

Atatürk sonrası tüm devlet adamlarımızın, hükümetlerin, muhalefetlerin ABD-İNGİLTERE+AB tarafından tayin edildiklerini, 1923'ün 100. yılında devletimizin tasfiye edileceğini bildirmek için yazdım. Şartlar gereği fazlasını da derleme, çeviri olarak yazıp yorumladım. Görevim bitmiştir. 

BİR MİLLET aldatılabilir ama uyarılınca aldanmayı seçiyorsa salla gitsin, hayatına bak...

Bir bok olmaz çünkü.

Özgürlük ile köleliğin farkını bilmeyen bir dindar şeriat isteyebilir.

Ama, ŞERİAT gelince, Atatürk cumhuriyetinde borcundan dolayı hapis yatan biri, şeriat düzeninde KÖLELİĞE mahkûm edilir.

KÖLELİĞİN İLK ŞARTI;

Babaya karısı ve çocukları önünde zorla tecavüz edilir, ikna olmadıysa mankurt edilinceye kadar işkence edilir. Sonra babanın gözü önünde karısına, kızına, oğluna tecavüz edilir aynı işkenceler kabul edilinceye kadar sürer.

Bu borçtan, ağır suçtan, iktidarın tayin edeceği suçtan olabilir.

19.yy. Suriye Şam Köle pazarı
İstanbul Sultanahmet, Yenicami önünde de her il ve ilçede bu pazarlar vardı. Cumhutiyet, KÖLE İLE ATATÜRK'Ü EŞİT VATANDAŞ yaptı. Cumhuriyet öncesi köleler, ahırda hayvanlarla yaşardı.

Hâlâ ŞERİAT istiyor musunuz?

Saygılar.

Alaeddin Yavuz​​ 

2 Şubat 2021 Salı

KÜRESEL SERMAYE DÜNYAYI NASIL YÖNETİYOR?

BANA NASIL İKİNCİ ATATÜRKLÜK ÖNERİLDİ?

Not; Bu yazım daha önce bir çok blog ve sosyal medya yazılarımda özü aynı olarak yayınlanmıştır.

Dünya milletlerinin ilkel kabile devletlerinden imparatorluklar çağına geçmesiyle, " Efendi Toplum ve Köle toplum/Tebaa" adlarıyla anılan sosyal gruplara göre ayrı ayrı yapılmış dinler, dinlerin siyaseti, siyasetin dinsel-siyasal savaşları belirlediği imparatorluklar tarihi boyunca, egemen toplumların, idarelerine aldıkları teba/köle toplumlarla ilişkileri hiç değişmemiştir.


İkinci Dünya Savaşından Amerika Birleşik Devletleri tek egemen güç olarak çıkmıştır. 

Bütün dünya devletlerini dünya tarihinde bir ilk olarak "toprak işgalini yasaklayarak, her devlette egemen-köle halk kavramını, bununla beraber feodaliteyi yani Tanrı Soyundan geldiğini iddia,eden, babadan oğula devir eden krallık, padişahlık, imparatorluk kavramlarını yıkarak bütün milletlerin desteğiyle bu güce 1946 yılında erişmiştir.

Aradan beş yıl geçmeden, " kendi köle feodal rejimlerini kurmak için" Kore ile başlayan, Vitnam ile süren "kendine bağlı köle krallar, köle feodalite" çağını başlatmış, yeryüzünü kana boğmuştur.
Kutsal İttifak olarak bilinen, M.S 850-1815 arası Almanya- Vatikan tarafından idare edilen Avrupa Haçlı koalisyonu, 1815'de İngilere'nin dünya egemenliğini ilan etmesiyle yıkılmış, yerini haçlılar arası sömürge savaşlarına bırakmıştır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları da bunun sonucudur. 

İkinci Dünya Savaşının bitmesinden bir yıl sonra 1947'de NATO=Kuzey Atlantik Okyanusuna kıyısı olan Hristiyan Avrupa, Amerika kıta devletleri birliği, 1960'lardan itibaren de Avrupa Demir Çelik Birliği, Avrupa Ekonomik Topluluğu, Avrupa Birliği adlarıyla Kutsal İttifak Devletlerini ABD yeniden kurmuş, kendisini, M.S 476'da Hun imparatoru Atilla ve Alaeddin Keykubat'ın 1248 Miryakefalon Savaşları yıktığı Batı-doğu Roma imparatorluğunun kendisi, devlet başkanlarını da bunun İsa/Jesus/Krist/Hristo soyundan gelen Tanrı Kralları olarak lanse etmiştir. 

Bütün Amerikan filimlerinde, Amerikan Başkanları Roma geleneğini sürdürmüş kendisini yeryüzünün tapınılacak en büyük tanrısı ilan etmişlerdir.


Aynen Antonyus'un babalığı Jül Sezar'ı ve Kendisini Tanrı ilan edip tebaalarını adlarına yaptırdıkları tapınaklarda kendilerine taptırmalarının son aşaması olan, I.Konstantin gibi "yeryüzünde tapınılacak en büyük görünemeyen Tek Tanrı olarak hürmet edilen, insan üstü kutsallik verilen kişiler olarak görmekteyiz.
(Bu blogumda 'Roma İmparatorlarına Tapınma Dini' başlıklı bir çeviri yazım var arşivden bulabilirsiniz)

Amerikan Cumhuriyetçi-Republican Partisi, Allah dedikleri Baba Tanrıları İsa'nın kendi partilerinden olduğunu iddia etmektedir.


Yani ABD başkanları Yeryüzünün En Büyük, diğer devlet başkanları da Köle Tanrılar olarak anlaşılmalıdır. 

Padişahlık da aynısıdır. Osmanlı padişahları öncesi halifeler de Allahtan Önce İLK Dua Edilecek yları tanrı kişiliklerdi. 1658 Bitlis Abdal Han Yezidi isyanında Melek Ahmet paşanın benzer duasını Evliya Çelebi Seyahatnamesinde harfiyen yazmıştır.


Bu yeni işgal ve yağma projesinin 21.yy. ayağını da, Libya'lı Aziz Agustin'in 4.yy da yazdığı Tanrı Devlet Kavramı gereğince ülkemiz merkezli Ortadoğuyu yeniden yağmalama, işgal, talan, katliam projesine kukla Köle Tanrı, Halife, Padişah tespit çalışmasına da "Köle Kral" adaylık önerisi, ekmeğini kovalayan, dertleriyle boğulan gariban bir polis memuru olan bana da yapıldı. Olaylar şöyle gelişmiştir;


1987-1990 Hazıran'da şark hizmetine gidinceye kadar İstanbul Emniyet Müdürlüğü Turizm polisi şube müdürlüğünde İngilizce tercüman olarak çalıştım.


Bir Şubat tatilinde, Avrupa Öğrenci Organizasyonunca her AB ülkesinden seçilmiş 25 kadar kızlı erkekli üniversite öğrencileri kayıp çalıntı eşya bildiriminde bulunmak için gelmişti. Seyahat sigortalarına ödedikleri paraları geri almak için yalan beyanda bulunuyorlardı. Kayıplara belge veriyorduk. Ama hırsızlık olunca ifadesini alır, kanıtlaması gerektiğinden tahkikat için karakollara sevk ediyorduk. 

Bu yüzden tartışma çıkardılar. İş Ermeni soykırımı yapan zalim millet olmamıza kadar uzadı. Ben de raporları bitirince şubedeki harita önüne hepsini topladım Ermeni isyanlarının nasıl başladığını, çetelere katılmayan Ermenilere ve silahsız Müslüman Türk halkımıza çetelerin yaptıkları soykırım, yağma, tecavüzlerini anlattım. Her savaşta bizi içeriden nasıl vurduklarını en çok desteği de Rus Çarlığı ve Fransa'nın verdiğini işledim. 
Öğrenciler dört Ermeni öğrenciyi "Siz, kendilerini yönetin diye devleti size teslim eden Türklelre bunu yaptıysanız bize de yaparsınız, sizin kanınız bozuk" deyip gruptan attılar.

O sırada 40'lı yaşlarda bir kadın, yanında üç kişilik bir aile olduğunu, bu kadının lafa,Türkçe girmesiyle fark ettim. "-Fransa-Osmanlı ilişkilerinde karşılıklı yardımlaşmalar ve düşmanlıklar olmuştur ama bunlar çıkarlara göre değişir. Devlet işlerinde minnet olmaz, bunlar devletinin görüşleri mi yoksa senin görüşlerin mi?" sorusuna, devlet görüşlerini sizde polis memurları mı söylüyor, siz kimsiniz?" Dedim. 

Fransız Kültür Derneği başkanı ve kültür ateşesiymiş. Neyse onlara da yardımcı oldum. Çok memnun kaldılar.

"-Bu kadar olumsuz fikirlerine rağmen bize eşit muamele yaptın, bizde değil hiç bir ülkede polis, siyasi görüşüne karşı olduğu birine yardim etmez, buna da hakkı vardır. Sen niye bu hakkını kullanmadın?" Diye,sordu. Bizim böyle hakkımız olmadığını, beğensek de beğenmesek de bizden yardim isteyen kimseyi geri çeviremeyiz, insanlık da bunu gerektirir deyince bayıldılar.

Raporlarını verince, bayan kültür ateşesi açıkça arkadaşlarımın önünde şunları söyledi;


"- Atatürk sonrası bütün devlet adamlarınızı biz, Osmanlıyı yıkan, ATATÜRK'E isyan ederek cumhuriyete,özgürlüğünüze saldıran Ermeni, Rum ve diğer tebaalarınızdan yani vatan hainlerinizden seçtik. 21.yy devletinizin sonu olacak.15 yıl sonra iktidara onları getireceğiz, İran'dan beter olacaksınız, bu hainlerinizden halife padişah yapıp emirlerimizi uygulatacağız. 
Seni görünce, Fransız Kültürde de senin gibi insancıl görüşlere sahip öğrencilerimiz ve velilerimiz var. Bunlara bakarak Türkiye demokratik kalsın istiyoruz. 
Biz halifeyi şimdiden belirledik. Sen kabul edersen hemen istifa et, zaten İş İdaresi eğitimi alıyorsun. Seni Fransada eğitelim, bize hizmet et istersen Türk ve İslam dünyasına komünizmi getir, Atatürk sonrası ikinci Türk, 2. Atatürk seni yapalım." Dedi.


Çok aşağılayıcı bulduğum bu önerininim ciddiyetine bakmadan ret ettim.
Kadın ikna etmek için tekrar tekrar geldi. Şubede 72 polise ücretsiz Fransız Kültürde dil eğitimi şansı verdi.(aylık ücreti 400 ABD$, bizim maaşlar 350ABD$ydı) Dört arkadaş kabul etti altı ay sonra öğrenemeden döndüler. 

Aynı ateşe hanım geldi;
"-Alaeddin bey, Türkiyede bu işi senden başka yapacak insan tanımıyorum. 
Fransızca telaffuzun güzel, kendi kendine öğrendiğin İngilizce telaffuzun kötü , gramerin zayıf ama bunlarla çok şey anlatıyorsun. Dünyada ikincini görmedim. Gel hem bize hizmet et hem insanlarını özgürleştir. Aksi halde çok kan akacak, dinciler 21.yy ilk çeyreğinde 40 milyon sadece Türkiye'de mezhep yüzünden katliam yapacaklar." Ben ret ettim. 

Bu teklif İngiliz, Amerikan, Kanada istihbaratlarında Tunceliye gidinceye kadar yapıldı. Bu kadın yönlendirmiş inancındayım. New,Yorklu iki Ermeni iş adamı 40.000$ üniversite eğitimim için akseptans ücreti yatırmış, başkonsolos defalarca geldi. 

Ben ne ülkemde ne de başka ülkelerde sizin çıkarlarınız için kan akıtacak, yağmalara ortak olamam" dedim.
O zaman devletinizi kurtaracak devlet adamlarınız yok, hepsini biz getirdik, halkını uyandır, Atatürk etrafında toplananları uyandır, devletinize, rejiminize sahip çıksınlar yoksa sefalet, kıtlık, soykırım ve sürgünler gelecek"

Memleketi, Türk İslam coğrafyasını satacak aklı başında akademisyen, siyaset, devlet, iş adamı veya halktan birini bulamayınca bunlar benim gibi veya benden cahilleri bulup devletleri onlara teslim edip, istediklerini yaptırıyorlar. 


Elli, yüz yıllık projeleri yapıp, ona göre ideal köle adam bulup, seçip eğitiyorlar, sonra, küçük büyük işlere getirip tanıtıyorlar, basınla reklam edip başımıza padişah yapıyorlar. 


Biz de reklamları fark etmeden onları seçtiğimizi sanıp uğurlarına can, mal, evlat veren ahmaklar oluyoruz. 
Katakulle işler dediğimiz ince devlet işleri bütün dünyada Amerika da da aynıdır. Dünyayı küresel sermaye böyle cahillere teslim ederek, istediklerini dikte ederek, ortamlık anlayışı içinde yönetiyor.

Bizde, ya adını din, iman, şehadet, vatanseverlik koyduğumuz kavramlara sarılarak, küçüklü büyüklü çıkarlar sağlayabilmek için o kuklalara kurban oluyoruz, ya da bu tezgahı geniş halk kitlelerine anlatabilmek, küresel işgalden devletimizi, halkımızın geleceğini kurtarabilmek ümidiyle kendimizi telef ediyoruz.

İşte 18 yıldır, tarih boyunca yaşanmış bütün uyanış hareketlerinin, iç isyanların, savaşların nedenleri bu olaylardır, günümüzde de günümüz şartlarına göre uygulanan sömürü yöntemleri olan bu tezgâhları uyandırmak için çalıştım. 

Polisken de yaptım. Ama "cebinde paran, omuzunda rütben kadar konuş" denilip susturuldum. Anlayan anladı bu güne kadar, çatır çatır mücadele ediyorlar. Ama yeterli değil.

Bana yapılan bu kölelik teklifini ben ilk kez Akp'nin kapattığı keykubat.blogcu.com blogumda yayınlamadan sonra Necmettin Erbakan, Muhsin Yazıcıoğlu, Namık Kemal Zeybek, Prof. Abdürrahim Karslı ve Recep Tayyip Erdoğan'ın Siirt, Bitlis, Pontus Yezidi, Rum Dürzi ekibine de yapıldığı kendilerince yapılmıştır. Recep Tayyip Erdoğan Doğu Perinçek televizyonu Ulusal Kanalda yıllarca yayınlanan belgelerde geçtiğine göre 26 kez Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesinin Eş Başkanı olduğunu açıklamıştır. Aşağıda bu konuda denemediğim birden fazla videoyu bulacaksınız.



Ortada bir millet varsa çıksın artık. Yoksa 2023 padişahlık ve hilâfet ilanı,salgınlar, kıtlıklar, iç-dış savaşlar, devletin yıkılması olacaktır. 
Aşağıdaki video bunları doğruluyor, iyi izleyiniz.
Takdir sizindir. 





Alaeddin Yavuz