25 Şubat 2024 Pazar

#GÜNEY KORE JAPONYA, ALMANYA FRANSA KURESEL SERMAYE EGEMENLIK PROJELERİDİR

 Güney Kore, Japon, Alman Mucizeleri Amerikan Egemenlik Senaryolarıdır.


Dünya siyasetini çözememiş sözde aydınlar görsel ve yazılı basını işgal etmişler, kafa üzülüyorlar.

Önce Amerikan egemenliği nasıl başladı, ondan önceki Keşifler Çağı küresel işgallerini bilmeden dünya tarihi yorumlanabilir ama yanlış olur. Başarısızlık dünya ya egemen olur.

1776'da bebek imparatorluk olarak doğan Abd, paylaşılmış bir dünyada kendine yer yapmak zorundaydı.

O tarihte bütün dünya Ingiliz, Hollanda, Fransa, Portekiz, Rus Çarlığı ve Osmanlı imparatorluğu gibi devletler idaresindeydi.

Kendine sömürge arayan ABD, Osmanlı, Filipinler adaları, Endonezya, Japonya'ya kanca attı.

Osmanlı, Rusya ve Kutsal Ittifak devletlerinin sömürgesi olduğundan, bir ümit Abdye yanaştı ve sonu oldu.

Filipin adaları, komşuları sömürgesi oldu.

Japon Samuraylar direndi. Kurnaz Abd, Ingiliz, Hollanda baskılarına karşı destek önerse de Amerikan egemenliğini Samuraylar tanımadı. Dostane, eşit ilişkilerden öteye gidemedi ABD.



Sonra ne yaptı, nüfusu çok olan Esmer köle Japonları ayarttı. Savaş tehditleri, ekonomik baskılar ile, aynı Osmanlıya yaptıkları gibi  Samurayları bastırdılar ve isyanlar ile güç verdikleri esmer Japonları devlet idaresine  doldurdular.

Esmer Japonlar, iktidar adına devlete her tür operasyona EVET dediler.

Bir anda çıkan isyanlarla Samuraylar Esmer Japonlar ile Amerikalılar arasında kaldılar, yenildiler. Toplu soykırım yapıldı, numunelik bir kısım Samuray bırakıldı.

Bu yüzden, iki atom bombasına rağmen Amerikan kölesi kalan Japonya, ABD'nin izin verdiği kadar güce sahip olarak yaşıyor. Rusya-Çin Avrasya bloguna karşı tehdit olarak belirli bir askeri, teknolojik, ekonomik güç olarak tutuluyor.

Güney Kore, Sosyalist Çin, Rusya, Vietnam tehditleri olmasa, Çin ve Rusya desteği ile nükleer silah sahibi Kuzey Kore tehdidi olmasa, Güney Kore, anında Somali, Türkiye, Uganda, Yunanistan gibi olur.

Buna örnek olarak batıda Japonya-G. Kore eş değeri olan Almanya- Fransa ikilisi, Güney Kore ile İsveç, Norveç, Finlandiya demokrasileri Rusya tehdidine karşın güçlü tutulmaktadır.

Orta-doğuda Arabistan, Katar da Radikal Vehhabi terörist Islâmcılığın finansal kaynakları olarak zengin kılınmıştır. Diğerleri İsrail haritasına verilecektir.

Bu günün Türkiye Cumhuriyeti de tasfiyeye edilmekte, bir kaç on yılı bulmaz yok edilmek üzeredir. Büyük İsrail projesi kapsamında Kürdistan, Ermenistan, Türkiye olarak bölünmeye hazırlanmıştır.

İran da farksızdır.




Fas'tan Afganistan'a Yeşil Kuşak devletleri küçülerek, ilkelleşerek, biribirlerini boğazlayan köle halkları ile etkisiz ŞEHİR DEVLETLERİ projelerine hazırlanmaktadır.

Robot askerler, taşıtlar, kendi kendine karar veren güçlü robot silahlardan ordular kurulmadan önce bunlar gerçekleşebilir.

2050'ye kadar insan nesli tüketilmezse, tamamen robot idareciler, askerler, polisler, yargıçlar idaresinde, çiple kumanda edilen, dizenli, plânlı virüs ve yapay salgın hastalıklar içinde çırpınan köle bir insanlık yeryüzünü işgal edecektir.

Aile, köy, şehir, millet, vatan bağları bitti.

Aile içinde düşene ilk önce aile üyeleri tekme vuruyor. Toplum bağları koptu. Omurilik sinirleri kopmuş vücut gibi bağları kopan milletler felç edilmiştir.

Gelecek için ÜMİT YOK.

Başımıza yakında robot devlet adamları tayin edeceklerdir.

Bir yudum ekmek için en iğrenç isteklere evet diyen, insansı kalabalıklar gezinecek toprağın üstünde.

Bunu kimse takdir etmesin, kötü, karamsar bir yazı oldu.

Bunlar yazılmadan da iyinin değeri bilinmiyor.

Herkes şikayeti bir kenara koyup çözüm üretsin bu tespitlerden sonra.

Bunları halkla kimse paylaş(a)maz.


Alaeddin Yavuz

24 Şubat 2024 Cumartesi

#KANDİLLER, NAMAZLAR, ORUÇLAR, ORTAK İBADETLER

DİNLER ARASI ORTAK İNANÇLAR, KANDİL, KURBAN, NAMAZ, ORUÇ...

Kuran'da Kandil(Mum yakma) yoktur.

Kiliseye girildiğinde mutlaka mum yakmanızı isterler ve ücretlidir.

Mumlara Kandil denilir.

Mübarek- Aziz dedikleri din büyüklerini anmak için toplandıkları günler de Mum Yakma- Kandil günleridir.




Bu gün Berat Kandiliymiş. Günahların affedildiği gün.

Oysa, Berat (Barat yazar) Hintlilerin adıdır. Hiç bir Hintli kendine HİNTLİ demez, BERAT der. Hintli doğmak zaten günahsız, seçkin doğmaktir.

Bütün Hintli kadın ve erkekler, Hac ve Umrede Müslümanların giydikleri İHRAM denilen DİKİŞSİZ ELBİSE ile gezerler. 




Katolik ve Ortodoks rahipleri ile Yahudi Hahamları, Godoşları da olabildiğince az dikişli elbiseler giyerler.
Tanrıları da sarık, cübbe dikişsiz elbise giyerler.
Hz. Muhammet'e vahiy getiren Cebrail de öyle resim edilmiştir.


Solda Cebrail peygambere vahiy iletiyor


Hintlilerin Dört Aylar anlamında Çaturmasa dedikleri savaşların yasak olduğu ibadet ayları Sabilerde Safer, Recep, Şaban, Ramazan'dan alınma Islâm'a da geçmiştir.

Ramazan, Hintçe Ramadan'dan gelir.

Kâbe dikdörtgen siyah örtülü bina Şiva'nin Lingam sembolüdür.

 

Brahma Sanskirit Alfabe kuralinca İbiram okunur.

Kabe'deki İbrahim makamı da Brahma Makamıdır. Ibrahimin karısı Sara da Saray Svati adli Hint tanrıçasının adıdır.

Ibrahim peygamber ve karısı Sara efsanesi, Brahma(İbiram) ile kızı ve karısı olan Bilgelik tanrıçası Sarayswati'nin gece yolculuğu efsanelerine dayanır.



Asur'un en büyük tanrısı El de
dikişsiz elbise giyer.

Bizans, Romalımlarda 








Hz Muhammet de gece yolculuğu yapar ve İsra Süresinde anlatılır. İsra= Geçe yolculuğu demektir.

Tekkelerdeki badeleme, konaklama gelenekleri, Şiva'nın Hintli tapınaklarına baskın yaparak erke dişi, insan, hayvan ne varsa tecavüz etmesine, onun cinsel organına tazim gelenekleridir. Her Sami dininde vardır.

Dağların en sarp tepelerine manastır=Çilehane, Kale yapmak Şiva'ya yakın olmak için yapılır. Tüm Ortodoks Hıristiyan ve Yahudiler böyle ibadethane inşaatları yaparlar.

Sabilik ve diğer putperestlik dinlerinde kurban insan veya hayvan kanı ile dilek dilenen tanrı heykeli yıkanır. O kanın bu yolla tanrıya ulaştığına inanılır. Dualarda öyledir.

Hintliler Ganj nehrinde yıkanarak hacı ve vaftiz olurlar Farslar vaftiz abdest= Suya tutma, Sabiler Suya Batirma derler.

Hintliler Himalaya Kayleş dağındaki Şiva mağarasına giderek hacı olurlar. Pers, Roma, Mitra Islam dinlerinin hrosine magara ibadeti vardir. Muhammet istiareye yatarak ibadet ettiği Hira magarasinda vahiyleri almaya başlar.

Bütün Sami toplumları, mağaralarda yaşayan dev ve cüce Can /cinlere ibadet ederek ilahi bilgilere kavuştuklarina inanır.

Tespih, oruç, hac Brahmanizm'den İslam'a her dinde vardır.
Hintlilerde en sevilen Hac yerleri




Davut peygamberin şiirleri olan Zebur'dan seçme şiirler okurlar. Bu şiirler sıkışınca, Davut'u Kral Saul'un kötülüklerinden koruması için Allah/Yahve'yi öven yakarı şiirlerdir.

Avrupalılar, başımıza tayin ettikleri kripto din ve devlet adamlarını kullanarak Hıristiyan kutsal günlerini Kandil-Mum yakarak anma günü, ibadetlerinde okudukları duaları de ilahi diye benimsettiler.








Aslında İslâm da, Katolik ve Ortodoks İncillerinin, Sabilik, Jainism(Can), Budizm, Mecusilik ortası bir kitaptır.

Aile içi evlenme, eşcinsellik yasakları Katolik İncili Tevrat Levililer 19. Bap'tan alınmadır.

Ezan Yahudi ibadetinin temelidir Tevhid İnciline bağlı Etiyopya Hiristiyanlarında da vardır.

Tevhid inancı Etiyopya Ortodoks Tevhidi Kidan adlı İncil'den alınmadır.

Meleklerin Adem'e secde etmesi hiç bir İncil'de yoktur.

Sabilerin din kitabı Cinze di Rabba (Öğretmen Z Cini) kitabında vardır.

Meleklerin peygamber'in kalbini açıp arındırması, Sırat köprüsü, 5 vakit namaz Zerdüşt din kitabı Avesta'dan alınmadır.

Namaz rekatları Süryani Hıristiyanları ile neredeyse aynıdır;

Sabah 4, Öğle 10, Ikındı 8, Akşam 5 (Suryanilerde 6) rekat gibi.

Tevrat = Eğitim, öğretim;

İncil= Güzel haber, müjde;



Aramice Ahmed, Grek Hıristo, Latin Jesus, Krist hepsi " Zeytin yağı ile vaftiz edilen" demektir. Kökenleri Ganj, Sarayswati nehrinde suya batırılarak arınma geleneğine dayanır. Nehir boyuna yerleşmek bu dinlerden gelir.

Zemzem adını Ganj nehri suyuna Hintlilerin verdiği GamGam adından alır.

Şeytana tapan Irak Sincar Yezitlerinin Allahları Şeyh Adi'nin mezarinin olduğu Laleş'te de yerden kaynayan bir Zemzem kuyusu vardır.

Kuran Ezbere Okunan demektir. Bütün Sami din kitapları ezbere bilinmek zorundadır.

Allah'ın adları Rab-Muallim, Emmanuel= Öğretmen demektir.

Müslümanların çok övdüğü Barnaba İncil'inde İsa , "Yahudi olmayan boktur, boktan aşağıdır; Ben Yahudilere hizmetle görevlendirildim" der.

Yahudi olmayanı YOK EDİN diyen Tesniye 7. Bap 2.ayete tam uyar.

11 cennet ve 11 cehennem, Sabilik- Şiva dininin Can- Digambara çıplak hac, ibadet Hint dininden alınmadır.

Peygamberleri Yahudi kralları ve peygamberleridir ki hepsi " Yahudi olmayanı yok edin. Bir şehri fethettiginizde kimseyi sağ birakmayin, tavuklarina kadar öldürün. Süt emen bebeklerine,bakire kızlaruna tecavüz edin, bir günlük dahi olsa cinsel ilişkili saatlik nikahlı evlilik yapın diye emreder. (önceki paylaşımlarda hepsinin Tevrat, Talmud ayetleri var)

Davut peygamber hiç esir almaz, herkesi bebek, ergen öldürmekle meşhurdur. 2 Krallar kitabını okuyun. Sayfamda var.







Tevrat'ta ahret yoktur, Hıristiyan Müslüman temel kitabı Tevrat alır ve ahrete inanır.

Akıl işi değil bunlara inanmak.

Ama devlet, diyanet der de millet inanmaz mı?

Yarasın o zaman. Ölünce din sorununuz kalmayacak zaten. Çünkü mezardakiler bir siyasî örgüt kuramadilar.

Takdir gerçeği arayan beyinlerindir

Alaeddin  Yavuz 

21 Şubat 2024 Çarşamba

#SUUDİ ŞEHZADESİ SALMAN KÜLTÜŔ DEVRİMİ YAPIYOR.

Suudi Arabistan Şehzadesi Salman Ülkesini Çağdaş Dünyaya Açıyor.


Bizdeki, Etiyopya Tevhidi Kidan
Aziz Klementin Incilini,
Gregoryen Tevhid İncili olarak
okuyan ve Devşirme Ermeni,
Gürcü, Rum Müslüman takiyesi
yaparak haçlılarla devleti yıkan,
yağmalayan Anahita, İştar,
Aşera, El Uzza, Afrodit 
şeytanlarına namaz kılan 
Süryani Yahudiler,"Lailaheillallah Muhammeden Resülullah"
İslam tevhidi arkasına
saklananlar olaya tepkili 

1739'da İngiliz rahip ajan Hemper'in destekleriyle Vahhabilik dinini kuran Necd'li Mehmet Abdülvehhap'a ASKERİ destek veren Abdullah bin Suud Süryani Yahudilerinden Yemame'li Beni Temim kabilesinden olan Suud ailesinin günümüzdeki son kralı sayılan Şehzade Salman, İngiltere ve Abd'nin yüklediği Müslümanları aldatarak Otodoks Amerikan Protestan mezhebi ile birleşmiş Selefi İslâm uydurma dinini yayma, temsil görevini terk etmiş görünüyor.

Videonun linki https://x.com/tly_
Ungodly/status/
1760038958883291466?s=20



Batılı ülkelerden çok kendi halkının ve Suud ailesinden Şeyh Halid soyu Arap yarımadası ve Suriye krallarının nabzını tutuyor gibi geliyor bana.

Yemame Süryani Hıristiyan Yahudileri Muhammet'in zehirlenerek öldürülmesinden sonra 4 halife devrini, 4 halifeyi de öldürttükten sonra, Ebu Süfyan ve oğlu Muaviye soyu Yezidi halifelerini, Emevi ve Abbasi hilafet kurumları ile Kuranın yeniden yazılmasında etkili olmuşlardır.

Bu gün ülkemizdeki Selefi Radikal İslam ile Müslüman ülkelerdeki dini şer-i rejimlerin maddi desteklerini AB-D adına Suud ailesi yürütmüştür. Hâlâ da öyledir.

Arabistan, hizmetlerinin karşılığında ülkesini çağdaş, egemen Haçlı Batılı ülkelerle eşitleyerek çağdaş topluma dönüşürken, diğer ülkeler, bilmem kaçıncıya uydurulmuş hiç bir ülkede TEK AYNI OLAMAYAN BİR DİN OLAN İSLAM rejimine boğulacak mıdır?

Bunun da sorumluları bizde RTE, İran da Humeyni, Afganistan da Taliban gibi rejimleri kuran kendi milletlerinin VATAN HAİNLERİ olacaktır.

Takdir, iktidar, kişisel çıkar adına ülkesine ve birlikte yaşadığı halkları satmayanlarındır.

Alaeddin Yavuz 

DEMOKRASİ SAVAŞI NEDİR?

 DEMOKRASİ SAVAŞI NEDİR?


İşte bunun da tam zamanıdır.

Çünkü, devlet, Amerika bize şeriatı versin, isterse devlet yıkılsın" diyen Bagratuni Rum papazı Kadir Mısıroğlu gibi Müslüman görünen, İslâm şeriatında geçmiş binlerce yıllık köleci toplum geleneklerini Allah emri diyerek insanları köleliğe razı ederek, halkımızı kendilerine ve sömürgeci devletlere KÖLE etmek isteyenlerin 22 YILDIR devlete el koyup yağmaladıkları düzene son vermek ŞART OLMUŞTUR.

Bu yüzden 22 yıldır kültürel ağırlıklı olarak DEMOKRASİ SAVAŞI içindeyiz.

El ile büyüterek okuyunuz.


Türkiye Cumhuriyeti devleti, lâik, demokratik, eşitlikçi sosyal demokrasi devletidir.

Dini, dili, soyu, sopu ne olursa olsun devletin eşit haklara sahip vatandaşıdır.

Devletin en yüksek mevkisinde oturan ile en fakir, güçsüz kişisi, mahkumlar, vatandaş ile kamu ve özel kurumlar, kuruluşlar yasalar, yargı önünde EŞITTİR.

Eşitlikçi sosyal demokratik devletlerde fakir, sefil, sokakta yaşayan, eğitimsiz vatandaş yoktur.

Her vatandan devletin milli gelirinden eşit pay alma hakkına sahiptir.

Halk adına devletin gelirlerini harcamakla, hizmet kurumları, okullar, hastaneler, fabrikalar, kreşler, kütüphaneler, ziraat ve hayvancılığı geliştirme, ürünlerini mağduriyet yaratmadan satın alma, pazarlama kuruluşları gibi kurumları kurmakla görevli hükümetler ve bürokratlar aylık raporlar halka harcama kalemlerini basın yayın yoluyla bildirmek ve Sayıştay, Danıştay, Yargıtay, Anayasa mahkemesi gibi temel anayasal kurumlarca özgürce, yasal denetim ve koruma altında denetlenmelidirler.




Suç ve ihmal, kayıtsızlık göstererek halktan bir kişinin bile haksızlığa uğramasına sebep olan siyasî, bürokrat demokratik yasalarla yargılanacaktır.

Bunu değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.

Zenginlere köle olarak fakirlikten kurtulacağını sanan gençler varmış

Unutmasınlar ki, kölelik sadece cinsel ve bedensel hizmet eden değildir.

Sahibi istediği an onu vahşi hayvanlara parçalatmak, deney olarak kullandırmak, sadist duygularını tatmin etmek gibi her şekilde öldür(t)ebilir, sokak ortasında tecavüz ederek, fuhuş yaptırarak onursuz kılabilir.

Yakında izlediğim bir videoda Suudi şehzadelerinden biri, cariye bir kadına herkesin önünde döverek oral seks yaptırıyordu. Bunlara erkekleri de ekleyebilirsiniz. Köle köledir.

Kölelik bunların dışında sayısız insanlık dışı eylemi içerir.

Bu günün köleleri size hoş geliyorsa nedeni, iyi kötü imsani degerleri koruyan demokrasilerin olması yüzündendir.

Siyasal rejimlerin savaşları, iyi rejimler kendilerini anlatmakla uğraşmazlar. Bu da beyinsiz vatandaşların bütün dünyada yaşamın demokrasi gibi olduğunu, Allah'ın emri denilen kötü şeriat rejimleri gelince daha zengin ve mutlu olacağına inanırlar ve inandırılmıştırlar.

Derhal insanlar bu yenilgiden kurtularak kötünün kendini hoş, güzel göstermesine aldanmasınlar.

ABD başkanı Joe Biden'ın dediği gibi, DEMOKRASİ GARANTİ DEĞİLDİR, ONU YAŞATMAK İÇİN SÜREKĹİ SAVAŞMAK GEREKİR.

Demokrasi ve çağdaş hukuka dayalı demokratik sosyal devlet, mutlak adalet yemek, içmekten önemlidir.

Büyük Atatürk'ümüzün dediği gibi "Demokrasi Ķimsesizlerin kimsesidir."



Demokrasi düşmanlarının bile. 2003'lerde İrak devlet başkanı Saddam Hüseyin, kendi yaptığı yasalarla asılarak kafası kapatılmıştır.

Demokrasi uğruna ölünecek kadar güzel rejimdir, yarı sömürge olduğumuz için nize yaşatmadılar.

Buna rağmen yaşattıkları bile vazgeçilmezdir.

Demokrasiyi YAŞATIN, KORUYUN.

Takdir akıl, vicdan, insaniyet, ahlak, adalet barındıran vicdanlarındır.

Alaeddin Yavuz

11 Şubat 2024 Pazar

TAPINAK FAHİŞELİĞİ DİNLERİ İSLÂM ADIYLA DÖNÜYOR

YAHUDİ DİNİ VE KITABI TEVRAT 3300 YILDAN ESKİDİR.

İnsanlığın yeryüzünde bulunan en eski kalıntıları 4,5 milyon yıla uzanıyor.
Bizler ise 10.000 yılın altında tarihi bilgiler ile yazıyor, çiziyor,düşünüyoruz.

Daha eski tarihi kayıtlar bir şekilde ya yok edilmiş, yok olmuş ya da gizlenmektedir.

Din kitabını, dualarını kendi dilinde okuması ve söylemesi yasaklanmış Sami dinleri imanlılarının tarih hakkında hiç bir bilgisi yoktur.
Bu yüzden Araplar tarih atmayı peygamberden 20 yıl sonra öğrenmişler. (Ibni Ishak- Siret)

Bu yüzden tarihte kaybolup gitmiş, Sümer Arkeolojik kazıları ile ortaya çıkan çivi yazısı cuneiform denilen alfabeleriyle kil tabletlerde yazdıkları bilgiler günümüz dillerine göre yeniden yazılınca, günümüz dinlerindeki sayısız geleneğin bu dinlerden geldiğini insanlığa gösterdiler.



Haliyle dinler ne kadar eskiyse o kadar sapkın, bozunmuş gelenekler içerir.

Tapınaklara insan, hayvan bağışlama, fuhuş yaptırma gibi gelenekler bu dinlerden kalmadır. Örtünmeye kadar bu dinlerden kalmadır. 



Yıllar önce yabancı ve yerli kaynaklardan derleyip dilimize çevirerek yazdığım Tapınak Fahişeliğinden Tarikat Fahiseligine başlıklı yazımın yazılış tarihinde google, Windows arama motorlarının verdiği internet kitapları bu kadar çok değildi.



O tarihlerde yazdığım yazılarıma verdiğim bir çok kaynak bizzat Akp hükümeti ve Tbmm muhalefeti çabalarıyla değiştirildi veya silindi.

Elimdeki fotoğraf makinası ile çektiğim kitap, blog sayfa resimlerinin hiç biri çıkmadı.

Özel makinalar istiyormuş.

Bugün bu sorunlar cep telefonları ile aşıldı ve bu yazı da da böyle kaynaklar vereceğim.

Konumuz Sümer, Hint, Kalde, Asur, Fars, Babil, Mısır, Suriye, Grek, Roma dini geleneklerinde 6000 yıldan geriye giden Şeytan ibadeti kıyafeti olan Abaye, Hicap, Nikap, Burka gibi Allah'ın Karısı kıyafetlerini 20.yy başında örten büyük, ebedî önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ile 2 iki yıl evli kalan Yahudi Latife hanımın giydiği geleneksel Babil Talmud Yahudi kıyafeti olan Abaye'ye İsmail Kara adlı bir Müslüman görünen kripto profesör MODERN KIYAFET demiş.


Sabah 09;00'dan beri buna reddiye yazmakla uğraştım.

İste bir-kac satırını veriyorum;

LATİFE HANIMIN GİYDİĞİ ABAYE KIYAFETİ MODERN DEĞİL İLKEL KIYAFETTİR.

Latife Hanımın Abaye Kıyafeti Şatanist Putperest Yahudi, Sabi Kiyafetidir.


Atatürk üzerinden ilkel kıyafetleri ÇAĞDAŞ KIYAFET olarak tanımlayan profesör Doktor İsmail Kara, ya geri zekalı, cahildir ya da Türk milletini cehalete boğmak, dinini, imanını değiştirmek isteyen art niyetli bir Halk Düşmanıdır. Latife Hanımın Abaye Kıyafeti Şatanist Putperest Yahudi, Sabi Kiyafetidir.

Babil ulkesi, Mezopotamya adasında yaşayan Sabiler/Aramiler, erkek şeytanları Şiva'ya Sümer kovulmuş tanrısı Sin adıyla ibadet ettiler.
Mezopotsmya adası
Onun karıları olan üç kızını da " Allah'ın karılarının vücutları kutsaldır, tırnaklarının uçlarının bile görünmesi günahtır diyerek Burka giydirirlerdi.


Tapınaklarda fahişelik eden bu rahibeler, bu Burka, gözleri gösteren Hicap, yüzü gösteren Abaye giydiklerinde her cinsel ilişki sonrası bekaretleri yenilenirdi.


4000-5000 yıl ve öncesine uzanan bu Allah'ın Karısı kıyafetinin kokeni bu sapıklık dinidir.

Günümüz dinlerine de ilahi emir olarak degil bir Arap, İran, Yunan dini geleneği olarak girmiştir.

Bu konulari bilmezmiş gibi bir yenilik olarak sunan kripto proflara yer veren Oda Tv'yi de kaybettik sayıyorum.

Latife hanım Babil Talmuduna bağlı Bagratuni Ortodoks Hıristiyan aile olan Uşakizadeler yanı Uşaklıoğulları adı taşıyan Yahudidir.(Soner Yalçın Efendi)


Bagratuni Babil Talmud Yahudileri, Ermeniler, Gürcüler, Ruslar da bu yüzü gösteren tüm vücudu örten Abaye denilen, Suudi Arabistan'ın 6 yıl önce resmî kadın kıyafeti olmaktan çıkardığı Şatanist Mezopotamya Sabilerinin 5000 yıldır giydikleri kıyafeti, M.Ö 530'larda Büyük Kurus onları özgür bırakınca Babil'den getirmişlerdir.

Hıristiyan ilahiyat araştırmacısı Ted Pike'ın Talmud bebeklerle evlilik geleneklerini deşifre ettiği yazısındaki tespitine göre de Hz Isa da bu Yahudilerin Babil dönüşü yerleşip yaşadığı Suriye Nasıra şehrindendir.

Bu örtüler, İrak'tan Avrupa ve 3 kıtaya göç eden Aramiler tarafından götürülmüş, bütün Avrupa saraylarında kraliçeler ile prenseslerin de kıyafetiydi.



Bir yenilik asla değildi. 2. Abdülhamit Ermeni, Gürcü sürgünlerden dönmelerin giyerek Müslüman kıyafeti olarak yaydığı bu Şatanist Allah'ın Karısı kıyafetini 1892'de fetva ile bunu yasakladı.( fetva keykubat. blogspot.com blogumda aynı başlıkla var.)



Bu gün İslam diye verilen din de bu sapıklık dinidir.

Hanefi Müslüman olan Atatürk'ün bu Yahudi ömür törpüsü, megaloman, kendini Atatürk'ten büyük gören, kadınla ömür geçirmesi olası değildi.

Kadınlarımıza Yahudi Sabetayistlerin, Yahudi ve,Hristiyan kadınlar ile rahibelerin kıyafetini İslami örtü olarak verme çabalarını boşa çıkartın ve bu haberdeki Yahudi profesör ve benzerlerine inanmayın.

Yahudiler ile Müslümanların, Sabilerin ibadetleri aynıdır.

Din elden gidiyor, ezan susmaz, bayrak inmez diyen bu Yahudiler çoktaan İslâm dininin canına okudular zaten.

Sadece adı kaldı.

Biz niye inanmıyoruz işte bunlar yüzünden.

Takdir aklı olanındır.

Alaeddin Yavuz 















Yukarıda açıkladığım gibi wikipedia ve farklı ansiklopedi sayfalarından google çevirisi sayda metinlerini bu şekilde verdim.

Aklı olanların, bilgiyi arayanların seveceği bir çalışmamdır.
Halkımızın ve insanlığın kültürel seviyesisinin yükselmesine bir katkım.

Alaeddin Yavuz.