18 Ocak 2022 Salı

ADEM VE HAVA CAHİL ALLAH'IN EMRİNE KARŞI GELMİŞ OLDUKLARI İÇİN DE CENNETTEN KOVULMUŞLARDI.

 SEZEN AKSU'NUN "CAHİL ADEM" TESPİTİ CAHİL İSLAMCILARI GALEYANA GETİRDİ.

Adem'in yaratılışında CAHİL olduğunda tüm İslam tefsir, hadis yazarları ile Yahudi ve Hristiyan din bilginleri hem fikirdir. Doğrudur da. (Tevrat Yaratılış Kitabı 3. Bölüm, ayetler 1-20 arası okuyunuz)


Nuh da cahildir, vahiy ile bilgi verilir. 

İbrahim de cahildir.

Musa Kekemedir. 
İsa Nasturiler ve İslama göre peygamberidir, vahiy alır. 
Vatikan İncil'ine göre Allahtır, konuşarak, sözle 12 havarisine İncili öğretmiştir. 

Bu yüzden "öğretmen" anlamlarına gelen Emmanuel, Muallim, Rab Tanrı adlarıyla anılır.

Muhammet Ümmi'dir. Buyurun;


Hz. Muhammed ÜMMİ PEYGAMBER. Araf Süresi 7;157 ayet; 
"- Onlar, ellerindeki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları o elçiye, o ümmî peygambere uyarlar..."(Diyanet Meali)

ÜMMİ NE DEMEKTİR?

Ümmi, " Annesinden doğduğu gibi kalmış, hiç bir şey öğrenmemiş, zır  cahil demektir"
Çünkü peygamber veya Allah ilan edilmenin temel şartları o zamanlar böyleydi.

RTE bile bu yüzden KİTAP OKUMAM, DANIŞMANLARIMA OKUTUR, ÖZETİNİ DİNLERİM demedi mi?

19.yy da Bahaullah'ın Allah olmadığını "Sen sular seller gibi okuyup yazıyorsun, senden Allah olmaz" diyen Süleymaniye  Yezidileri değil miydi? ( Bahailik, Rum Suresi E.H.Yazır tefsirlerinde yeterli bilgi var)
Hz. Muhammed'e DELİ denilmesi;

Kalem Suresi Ayetler; 1,2. "Nûn.(1) (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin."

Bunlara rağmen bir çelişki de Allah "Kalemle yazmayı" öğretendir;

Allah'ın KALEM ile öğretmesi;

Alâk Suresi Ayet 1;Elleżî ‘alleme bil-kalem(i)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

"Öyle bir Rab ki kalemle öğretmiştir."

Ama E.H.Yazır'a bir çok tefsirciye göre de "kalemle, kağıtla okuryazarlık öğretilen  Âdem, Kuran'da verdiği sözü tutmayan, sözünde kararlılık olmayan, tevbe edip duran,Allah'a karşı gelmiş  biridir. 

TAHA SURESİ 121,122
121﴿ Nihayet ikisi de o ağaçtan yediler. Bunun üzerine mahrem yerleri kendilerine göründü, üstlerini cennet yaprağıyla örtmeye çalıştılar. Böyleceü Âdem rabbine karşı gelmiş ve yolunu şaşırmıştı."

﴾122﴿ Sonra rabbi onu seçkin kıldı, tövbesini kabul etti ve doğru yola yöneltti."

Allah onda YETERLİ KARARLILIK yani AKIL BÜTÜNLÜĞÜ GÖREMEDİK" diyor.

Bu durumda Adem, CAHİL veya SÖZÜNDEN DÖNEN KALLEŞ olmuyor mu?

Taha Süresi 115;
"Biz daha önce Âdem’den söz almıştık, fakat o unuttu; biz onda yeterli bir kararlılık görmedik. "

Taha 121'de "Rabbine karşı geldi, tövbesini kabul ettik" diyor.

Bunlar eğitimli insana yakışan işler midir?


Şimdi, elinizi vicdanınıza koyun, din tüccarlığı, siyasi hamaset yapmadan konuşun;

Adem, cennette üniversite vardı da okumadı mı?


Hani, Süryani kilisesi ilahi okuyuculuğundan gelme İbrahim Tatlıses'in dediği gibi;
Cennette Oxford vardı da Adem ile Havva mı gitmedi?

Peki onbinlerce yıl sonra gelen son peygamber Muhammet niye Ümmi?

KÖLE/KUL OLARAK YARATILDIKLARINDAN GEREK GÖRÜLMEMİŞ OLMASIN?

Adem de sonunda Aden/Adn Cennetinde bahçıvan olarak yaratılmamış mıydı?

Demek ki bir bahçıvanın okur-yazar olmasını yaratan tanrısı gereksiz görmüş, cahil bırakmış ise, bu dört kitapta aynı ise, cahile KUTSAL kitap da, cahil diyorsa gerisine köşesine oturup susmak kalır.
Ayrıca Adem ve Hava'nın boyları 5,5 metre gibidir. Bizim değil, Tufan öncesi Nuh kavminin anne ve babalarıdır. Kuzey Hindistan Harappa Aramilerinin Puranalarında geçmektedir. (M.Ö.5000-1500arası) adıyla bilinen dini kitaplarında yazdığına göre onların atasıdır. (Blogumda HİNT PURANALARINDA EN ESKİ ADEM KÜLTÜ çeviri yazımı okuyunuz. )
Akıl sahiplerine saygılar.

Alaeddin Yavuz 

Hint Puranalarında Adem Kültü çeviri yazı

İSLAM ARTIK DEĞİŞTİ.

MÜSLÜMANLAR TEK KİTAPLIDIR.

Diye eleştiriler yapılıyor.

Ama, İslam coğrafyasında Müslümanları yöneten Siyasal İslamcı siyasi ve ruhban kesimi 1745'den beri İslami karakterler üzerinden, İslam öncesi dinleri İSLAM DİYE SUNAN gayrimüslimlerdir.


Bizim Tek Kitapçılar aslında 60 kitaplı Süryani Hristiyanlığı mezheplerine bağlıdırlar. 


Yezidi, Dürzi, Süryani, Nasturi, Keldani, Babil, Kudüs Talmudu inananları MS 250'lerde hepsini birleştiren Mecusilik dininde birleştiler.Bu dinin ruhbanlarına UKKALLAR,halkına CUHHALLAR(cahiller) denir.

Okuryazarlığın yasak olduğu bu kesim, ruhbanlarının maddi ve cinsel ihtiyaçlarını karşılamak zorundadırlar.
Bu yüzden cuhhallar hep fakir, seçkinler ise zengin olurlar.
Örnek AKP düzeni.
Örnek, birlikte çalıştığı Yezidi BAE, SUUD AİLESİ, LÜBNAN HARİRİ AİLESİ, MISIR İHVAN yanında Ürdün, Filistin, Mısır Dürzilerini inceleyin.
İslam da Süryani İncili üzerine kurulmuştur.

Peygamber Muhammed'in Muhacirlerini kabul eden, Etiyopya kralı Necaşi'nin okuduğu Ahramca ve Geez dillerinde yazılmış Aziz Klementin İncilini tanıtan İsrail internet sayfası
https://www.istockphoto.com/tr/foto%C4%9Fraf/eski-etiyopya-incil-gm694941638-128462327

Tevhid ilkesini, Etiyopya İncili Tevhidi Mushafı Kidan'dan,

Şeytanın Ademe secde konusu gibi bir çok konuyu Cinze Rabba'dan, çekirdek Aile Ensesti ve Eşcinsellik yasaklarını, Yahudi Kral peygamberlerini, köleliğin önlenmesi konularını Vatikan İncillerinden almış, Mecusilik-Vatikan Hristiyanlıklarının ortasını bulan bir kitap olarak yazılmıştır.(ISLÂM ROMA Tezgahı mı? Yazım)

Osman Kuranı Sasani coğrafyası halkları geleneklerine göre yeniden yazmış, HALİFE YEZİD döneminde Muhammed İslamı iptal edilmiştir.
8.yy sonrası Roma, Bizans yenilgileri ile İslam Vatikan İncili yönünde düzenlenmiştir.

Video size Radikal islamı anlatıyor. Üşenmeyin, izleyin.

I.Selim (Yavuz) döneminde ilk kez BAĞIMSIZ İSLAM yazılmış Buhari hadis kitabı ve Sünnî Hadis kitapları buna göre düzenlenmiştir.

İslam Roma Tezgahı mı? Yazımın seslendirilmiş hali.
İslam,  Sasani coğrafyasını yağmalamak ve Roma tebası yapmak için üretildi, bu gün de öyledir. 


Akp'nin görevi AB-D +Vatikan'ın düzenlediği dini İSLAM olarak vermek.


Osmanlı ülkesinde gayrimüslimlerin askerlik, vergiden muaf kılınarak Rus Çarlığı ve Kutsal İttifak ülkelerinin korunmasına alındığı 1774 Küçük Kaynarca Anlaşması sonrası bu kült çökmüş, Avrupalı ve Amerikalı ABCFM (American Board Comission for Foreigner Missions) misyoner derneklerinin 19. yy. boyunca düzenledikleri Mecusilik ve Vatikan temelli Hristiyanlık mezhepleri Amerikan-Avrupa Ortodoks Hristiyanlığına göre düzenlenmiş bu mezheplerin etkisine girmiştir.


Atatürk ve Rıfat Börekçi ekibi, Hz. Ayşe'nin peygamber ile 18 yaşında evlendiğini yazarak pedofilinin iptal edildiği, erkek çocuklarla gılman-Vildan geleneğine son veren, kız ve erkek çocuklarının birlikte, ücretsiz eşit eğitim hakları veren, küçükleri koruyan, cariye ve kölelik kurumlarını kaldırıp, cumhurbaşkanı ile EŞİT kılan, ergen kadın ve erkeği yargı önünde, mirasta, seçme ve seçilme haklarının verildiği medeni hukuk yasaları ile çağdaş bir İslam kurduysa da 1946 sonrası Yeni Doğu Kiliseleri Hıristiyanlığı Cemaatler ve Tarikatlar ile bu İslamı silmiştir. 

1917 Süveyş Kanal Savaşı yenilgisi ile İslam'ın son Hilafet kurumunu temsil eden Osmanlı yenilmiştir.
I.Dünya Savaşı bir HAÇLI SEFERİ olduğundan, 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkes Antlaşması ile yenilgiyi Hilafet makamı kabul ettiğinden, galip taraf olarak Hristiyanlık dinini Müslümanlara dayatmıştır, kimse de itiraz etmemiştir.

Taaa ki, 1923'de Türkiye Cumhuriyetinin ilanı sonrası, Hilafetin yerine Diyanet İşleri Kurumunun kurulması, Mustafa Kemal Atatürk'ün cebinden masraflarını ödeyerek, Selçuklu'dan sonra ilk kez Türkçe Kuran meali ve 36 cilt Tefsir yazdırdıktan sonra haçlılara;
"- Ben, 'Ölürseniz Şehit, kalırsanız Yazısınız, Allah Allah' diyerek ölüme sevk ettiğim şehit ve gazilerimizin ve de ailelerinin hatıralarını YOK SAYARAK HİRİSTİYAN OLUN DİYEMEM. Türkçeye çevirttiğim bu dini kitapları Türk milleti okuyacak, sizler de dininizi anlatacaksınız, halkımız sizi kabul ederse sorun yok" demesi ile Hristiyanlaştırılma siyaseti durmuştur.

Ölümünden 11 yıl sonra Adnan Menderes, 1760'tan beri Osmanlıya isyan eden Bitlis Süryani,  Yezidi, Gregoryen Hristiyan mezheplerinin İslam Maskelisi NUR CEMAATİ önderi,  İngiliz ajanı Said-i Kürdi Deliüzzaman'ı İslam Uleması diye camilerde vaaz verdirerek, Müslümanların Hıristiyanlaştırılmasına tekrar geçilmiştir. 
Bu sahtekârın Vatikan'a AZİZ olarak gömülmüş olabileceğini söyleyen kült araştırmacısı Aytunç Altındal, açıklamasından kısa süre sonra ölmüş, öldürüldüğüne dair ailesinin açıklamaları vardır.


Vatikan'a gömülmek istediğini aynı Nur cemaatinin 1967'den beri imamlığını yapan Fetullah Gülen de dile getirmiştir.

İnsanı en çok aşağılayan, insanlık onurunu yok sayan,cinsel ve mülklere tecavüzleri hak gösteren, Sümer, Hint, Fars, Arami, Mısır, Grek dinlerinde, bunların ürünleri olan Yahudilik, Hristiyanlık, İslam dinlerinde bu yüzden adalet yoktur.

Menzil şeyhi Abdülbaki Erol Süryanisi Gavs'ın imamı, bu ailenin köleleri olduklarını itiraf ediyor.


ARTIK İSLAM DİYE BİR DİN YOKTUR.




A L D A T I L D I N I Z!!!


Alaeddin Yavuz 

16 Ocak 2022 Pazar

KURAN BÖLÜNMÜŞ DİNİ YASAKLAR, BÖLEN DE KÂFİRDİR.

 KUR'AN BÖLÜNMÜŞ DİNİ, DİNİ BÖLENLERİ MÜSLÜMAN SAYMAZ!


1980'lerdeki Diyanet başkanları ülkemizde 600 kadar tarikat ve cemaat olduğunu söylerdi.

Akp diyanetleri bunu 400'e indirdi.


ABD geçenlerde bir açıklamasında dünyada 80.000 İslami tarikat ve cemaat olduğu açıklandı.

"İSLAM"adının
Sabi din kitabı
CİNZE d Rabba 
Kitabındaki kökeni
Hayy(Yaşam veren)
Tanrının sancaktarı 
olan meleğin adıdır.

Şimdi İSLAM DEĞİŞMEMİŞ TEK DİNDİR' diyenler bir daha düşünsünler;

Enam Süresi 159. AYET;

"Dinlerini bölüp gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir alâkan yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir."

Al-i İmran ailesi 
İbrahim peygamberin 
kurduğu Hanif dine
ve Ginza d Rabba
kitabı okuyan
Ürdün nehri çevresinde 
yaşayan Sabilerin
Ibrahim'den gelen
babalarının soyudur.
İslam da bu kitabın
HAYY tanrısının
sancaktarı olan meleğin
ve onun görevini üstlenen
her bir SABİ'NİN adıdır.

Ali İmran 105: Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra PARÇALANIP AYRILIĞA DÜŞENLER GİBİ OLMAYIN. İşte onlar için büyük bir azap vardır. (Diyanet meali)



Müminun 53: Ama insanlar, ARALARINDAKİ İNANÇ BAĞINI KESEREK KENDİ ARALARINDA PARÇA PARÇA OLDULAR. Her grup kendilerinde bulunan ile sevinip böbürlenmektedirler.( Bayraktar Bayraklı meali)

Rum 32: DİNLERİNİ PARÇALAYAN VE GRUPLARA AYRILANLARDAN OLMAYINIZ! Her grup, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.( Bayraktar Bayraklı meali).

Şura 13: DİNİ DOSDOĞRU TUTUN VE ONDA AYRILIĞA DÜŞMEYİN! diye Nûh a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrâhim e, Mûsâ?ya ve İsâ ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslâm dini), Allah a ortak koşanlara ağır geldi. Allah, ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır. (Diyanet meali)

Enam 153: İŞTE BU, BENİM DOSDOĞRU YOLUM. ARTIK ONA UYUN. BAŞKA YOLLARA UYMAYIN. YOKSA O YOLLAR SİZİ PARÇA PARÇA EDİP, O?NUN YOLUNDAN AYIRIR. İşte size bunları Allah, sakınasınız diye emretti. (Diyanet meali)

Kuran Şeyh, Pir, Gavs gibi Ruhbanlıkları da yasaklar.

Hadid 27;"...Kendilerinin icat ettikleri ruhbanlığa gelince, biz onlara bunu emretmemiştik; sırf Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için yapmışlardı, ama buna hakkıyla riayet etmediler. Biz de içlerinden iman edenlere mükâfatlarını verdik, ama çokları yoldan çıkmışlardır."

Enam 94 "...Hakkınızda (yaratılışınızda) ortaklarımız sandığınız şefaatçilerinizi de yanınızda görmeyeceğiz. Andolsun, aranız açılmış, (tanrı) sandığınız şeyler sizi bırakıp gitmiştir."

Kuran, dini mezhep, cemaat ve tarikatlara bölmeyi, bölüp de kendini Gavs(Güneş), Şeyh(Dinen iyi olan),Pir(Aramice vajina, gökleri doğuran kutsal gök ana, en büyük din önderi, her şeyin doğrusunu bilen...) gibi sıfatlar taşıyanların kendilerine bile faydalı olmayacaklarını açıklamıştır.

Nurcuymuş, Fetöcüymüş, Menzilciymiş, atın bu sapıkları başınızdan.

Hepsi sapkın Babil Talmudu Yahudi ve Hıristiyanlarıdır. Hiç biri İslam da değildir.
Köklerini araştırdığınızda, DEVŞİRİLEMEMİŞ DEVŞİRME ŞATANİSTLER OLDUKLARINI GÖRECEKSİNİZ.
TOPU, ŞEYTAN İBADETİNİN ANA VATANI OLAN, MEZOPOTAMYA KÖKENLİDİR.

Resme bakıp aldanmayın, 270 yıllık İslama haçlı müdahalelerini öğreneceksiniz.

Emir Allah ve kitabından.

Aklınızı kullanın.

Alaeddin Yavuz






10 Ocak 2022 Pazartesi

KAZAKİSTAN TÜRKİYE TÜRK DÜNYASI ÜZERİNDEKİ KÜRESEL OYUNLAR VE OLASI SONUÇLARI

 KAZAKİSTAN TÜRKİYE BENZERLİKLERİ-FARKLARI;


Kazakistan Rusya'ya bağlıdır. 1992 sonrası bağımsızmış, geçin. ABD kendi safına çekmeye çalışıyor. Olaylar AB-D kaynaklı.

Türkiye, 1947 Nato müracaatı ile Amerikan-İngiliz mandası olmuştur, 1952'de resmileşmiştir. AB-D ülkelerinin istihbarat +sermaye kurumları tüm bürokrasiye egemen olmuşlardır. Amerika-A.B tüm hükümetleri o zamandan beri tayin etmektedir. 

Bizde, AB-D tarafından, halkın güvenini kaybetmesi, AB-D'nin 21.yy. Ortadoğu işgal projesini tamamladığından işlevi kalmayan RTE iktidarı KK ile değiştirilmek isteniliyor.

Türkiye ve Kazakistan, RUS-ÇİN-İran koalisyonunu yıkmak, AB-D egemenliğini kurma faaliyetlerinde; Radikal İslamcı ve Rusya karşıtı oluşumlardan oluşturulmuş ÇAKMA TÜRK BİRLİĞİ Kurumu ile iç savaşlar, anarşi, terör yaratarak hedef ülkeleri zayıflatmak, yıkmak istemektedir.

Türk Birliği tezgahına aldanan Türkler, bu yolda yürüdükçe TÜRK DİYE BİR ŞEY KALMAYACAKTIR. Ancak, onları YÖNETEN kriptolar halkı bu çizgiye çekmekte zorlanmayacaktır. Bizim KK koalisyonuna mecbur edilmemiz gibi örnekler yaşanacaktır.

Çarlık Ruslarının Yahudi ve Müslüman Türkleri 200 yıl soykırıma uğrattığı kıyım düzeni tekrar hortlayabilir. Irkçı Rus partileri Kazakistan topraklarının yarısında hak iddia ederek ilk adımı atmışlardır.

Kazakistan'da Muhalifler kazanırsa, Kazaklar bağımsız olmayacak,EFENDİ (ABD) değiştirmiş olacak, halk yine sefil olup evlatlarını AB-D çıkarları adına savaşlarda kurban verecek, çünkü Rusya da AB-D de Tek Adam rejimi ile çalışıyor.

Türkiye de muhalefetin iktidarı ile Uygurlu Rabia, Güney Azerbaycan, Kazak muhalif hareketlerin desteklenmesi, Azerbaycan-Ermenistan-İran ve Rusların Kafkaslardan atılması, Polonya+Ukrayna+Kırım-Rusya çatışmaları sorunlarına bulaşırken,  Federasyonlara bölünme siyasetleri ile AB-D kolonisi ülke çizgisinde yer alacaktır.

AKP ve örgütlerinin iç karışıklıklar yaratması da ikramiye olacaktır.

Bunlara ek, Türkiye hükümetlerini tasfiye ederek, doğrudan emperyal siyaset yürütmek için Nato işgali projesi de bir yanda duruyor.

İŞBİRLİKÇİ devşirilmemiş devşirmelerce yönetilmek böyle bir şey işte.

İki ucu boklu değneğin ortasında kalmak.

Takdir sizindir.

Alaeddin Yavuz

8 Ocak 2022 Cumartesi

DEMOKRASİLERDE SİYASAL İKTİDARLAR EFENDİ DEĞİL HİZMETKARDIR

  SİYASİ İKTİDARLAR HİZMETKARDIRLAR, SALTANAT SAHİPLERİ DEĞİLLERDİR.



Onlara krallık payesi verilemez.

Krallıkların büyük mücadeleler ile yıkılmalarından sonra kurulmuş, özgürlükçü, eşitlikçi, parlamenter demokratik ülkelerde, yasalara uygun olarak kurulmuş siyasal partiler, "devletin mali, askeri, teknolojik, siyasî güçlenmesine, yol, su, köprü, tünel, eğitim, sağlık, fabrikalar açma, ucuz gıda,giyim, barınak temini, çağdaş eğitim, hukuka dayalı adalet, milli gelirden pay alan gelir sağlayan istihdam gibi halkın zenginliğinin artmasına yönelik DAHA İYİ HİZMET VERME iddialarıyla kurulurlar.

Seçilince de bunları devletin, milletin parasını kullanarak yerine getirmek zorundadırlar.

Bu hizmetleri için saltanat isteme hakları yoktur.


Hizmetlerine karşılık saltanat, ayrıcalık isteyen, halkın oyunu, güvenini istismar etmiş vatan haini, halk düşmanı olur.

DEVLETİN PARASINI, KENDİLERİNE YANDAŞ SEÇMEN SATIN ALMA, SALTANAT KURMAK İÇİN SİLAHLI ŞAHSİ ÖRGÜT KURMAK İÇİN HARCAYAMAZ, DEVLETİN PARASINI ŞAHSI, AİLESİ, YANDAŞLARINA DAĞITAMAZ, BAĞIŞLAYAMAZ, DÜZMECE TİCARİ OYUNLARLA DEVİR EDEMEZ VE KAMU HİZMETLERİ DIŞINDA HAZİNEYİ KULLANAMAZ.


YABANCI DEVLETLERLE, ÜLKE İÇİNDEKİ ÇIKAR GRUPLARI İLE İŞBİRLİĞİ YAPARAK SALTANAT SÜREMEZ.

AKSİ HALDE HALKA İSYAN ETME HAKKI DOĞAR, SONUCUNDA HALKÇA, VATANA İHANETTEN YARGILANMALIDIR.

HİZMETLERİNİ ÖNE SÜREREK HALKA LÜTUFTA BULUNMUŞ GİBİ ÖVÜNEMEZLER, KARŞILIK BEKLEYEMEZLER, ÇÜNKÜ CEPLERİNDEN YAPMAMIŞ, VAAT ETTİKLERİ GÖREVLERİNİ YAPMIŞLARDIR.


Onların bu isteklerine OLUR diyen, daha iyi hizmet verecek başkalarının seçilmesine karşı çıkan,engel olan İKTİDAR KÖLELİĞİ VE KÖPEKLİĞİ YAPAN halk, devletin parasıyla kendisini satın almış siyasinin MALI olmuş, özgürlüğünü, demokratik haklarını satmış, başkalarının da özgürlüklerini tehlikeye attıkları için de GERİ ZEKALIDIR, VATAN HAİNİDİR,REJİM DÜŞMANIDIR.


Bunların ŞİKAYET HAKLARI YOKTUR.

Halka, devlete hizmetkâr olmak için seçilmiş siyasiler, halkın tepkisi halinde ÇEKİP GİDEREK, hizmetkâr olduklarını göstermiş olurlar.

Aksi halde hileyle devleti ele geçirmiş, ihanet etmişlerdir.

Böyle şartlarda halka isyan edip hükümeti devirme, yargılama, mahkum etme görevi doğar.
İsyan etmeyen halk, köleliği hazmetmiştir. 

Takdir, apış arasından çok başındaki beyni kullananlarındır.

Alaeddin Yavuz.