8 Ocak 2016 Cuma

AŞIRI DİN, TARİH, BİLİM OKUMAKTAN RÜYALARIM BİLE TUHAFLAŞTI.



Yaklaşık on yıldır dini ve tarihi ağırlıklı yazıyorum. Sürekli pompalanan söz de dinin İslam ile alakası olmadığını kanıtlamak için sure, ayet, hadis, siyer, kıyas ne bulduysam kanıt olarak kullanmaya gayret ettim.
Bu dini ve din savaşlarından ibaret tarihi birikim bilinç altımda tuhaf rüyalar görmeme neden olmaya başladı.
Yıllardır iyice de abuk sabuklaştı.
Son örneğini geçen hafta yaşadım.

Rüyamda, eşim ile birlikte bir yerdeyiz, evimizin salonuna da benziyor. Birden toprağın altından dayanılmaz gürültüler geliyor kulakzarlarım patlayacak derecede ve yere yığılıyoruz. Ne eşim bana, ne de ben ona el uzatamıyoruz.

X-Men 3'ten kıyamet sahnesi

Bir anda evler yıkılıyor, molozlar arasındayız, duvarlar kalkıyor, gözümün görebildiği yerde binalar, tepeler her şey, elle vurulduğunda tepsi üstünde pirinç taneleri gibi havaya fırlıyor, her yer dümdüz oluyor ama yer altından gelen çığlıklar, anlamsız gürültüler bitmiyor.
Ayak ve el parmaklarımı dahi hareket ettiremiyorum. Artık diyorum ki, “her şey bitti, yeryüzünde yaşam diye bir şey kalmadı” diyorum ve artık ölümü bekler haldeyim.
Birden şeffaf bir dev insan geliyor, başımın iki yanına ayaklarını koyup beni emniyete alıyor.
Bu dev Hint tanrıları yaklaşık 70.boyunda kabul edilir.
Peygamber Muhammet'in İlk vahiy sonrası Cebraili daha
 iri olarak tasvir ettiğine tanık oluyoruz.
Buhari hadislerinde de kıyamette insanların
60 arşın boyunda olacaklarını bildirdiğine tanık
olduğumuzda İslam'ın bunlardan farkı olmadığı ortaya çıkar.
Bana sesleniyor ama ne dediğini bilmiyorum ve birden güç geliyor ve yavaş yavaş başımı kaldırıp doğruluyorum.
Boyum onun topuk kemiklerine dahi gelmiyor.
Hiç bir şey düşünemiyorum ve birden boyum uzuyor dizlerine kadar ulaşıyorum ama kendimi çok emniyette hissediyorum.
Bu varlık birden rükuya eğiliyor ben de onun etkisiyle eğiliyorum, o doğruluyor ben de doğruluyorum ve o anda uyanıyorum.

Sonra bu nasıl şey derken o gece face’te namaz hakkında yazıştığımı, o günlerde sıklıkla hadis, siyer kitaplarından bazı alıntıları yayınladığımı, cinlerin ve şeytanların ebatları hakkında İbni İshak’ın Siretül Resulullah adlı kitabı ile Buhari’nin hadis kitabından Muhammet’in ağzından yazılmış tanımlamaları okuduğumu bunlardan sonra da X-Men filmlerinden birisini seyrettiğimi ve ondaki kıyamet sahnesini hatırladım.
Sonuç olarak okuduklarım, seyrettiklerim bilinçaltımda şekillenerek bana bir film hazırlamışlar diyorum.

Yemekten sonra da önce ablamı arıyorum.
 Ona göre, o da benzer rüya görmüş ve bunu uyarı kabul edip umreye gitmiş ve rahatlamış. Benim rüyamın onunkinden daha güçlü ve uyarıcı olduğunu acilen namaza başlamam gerektiğini, hatta bunun için mevlit okutacağını, Allah’ın beni bütün dinsizliğime rağmen sevdiğini bunun da insanları dine sokulan bidatlar, hurafeler konusunda ve büyük felaketler hakkında uyarmamı, herkesi kardeşliğe çağırmamın etkili olabileceğini söyledi.

Hin Can dini inananlarının Törtankara adlı
cinlerinin heykeli ve insan

12 yaşındaki torunu da bana dua ettiğini söyledi.
Ne diyeyim?
Eşime anlattım. O da rüya kitabına baktı ve Allah tarafından çok açıklamalı olarak uyarıldığımı söyledi.
Bir bayan face arkadaşıma bahsettim o biraz daha farklı yorum yeteneğine sahip diye.
O da, deprem ve kıyamet görüntülerinin beni sıkan, boğan bazı çaresiziliklerin bilinçaltı birikimi olduğunu, namazın ise toprakla birleşme tabiatla uyum sağlama yolunda olduğumu beni rahatlatacağını ancak benim dışımda dünyevi veya ilahi güç tarafından koruma altında olduğumu söyledi.

Sizce hangisi doğru?

Rüyayı gören olarak ben, yıllardır okuduğum ve yazdığım dini yazıların, yorumların, uyarıların birikimlerinin dünyaya kökten dincilik ihracındaki ABD’nin, bütün dünlerin barındırdığı insan şekilli üstün yeteneklere sahip tanrı denilen kolonici göksel kavimleri, X-Men, Uzaylı dinleri gibi vermesi, onlardan haberdar olan biri olarak bunların hepsinin bilinçaltımda karışarak bana farklı bir duygu ortamı yaşattığını düşünüyorum.

Şimdi bu rüyam bilinçaltı oyunu mu ilahi uyarı mı?
O da size kalsın.
Ama ben artık bunlarla boğuşmaktan da bıktım. Ortam değiştireceğim. Ruh sağlığımı bozdu diyorum.
Hepimizin rüyaları da benzer şekilde bilinçaltı oyunlarıdır. Onları sadece beynimizi meşgul eden olaylar, eğitimler, filmler, duyumlar belirler.
Yırtıcı ve Yaratık

Bundan "10" yıl kadar önce de Preditör ile Yaratık filmini etkileyici bulmuştum. Defalarca seyretmiştim. Daha önceden de Jurassicpark filmleri ile T-rex dinozorları yırtıcılıklarıyla etkilemişti. İnternet videolarından da uzaylılarca kaçırıldığını iddia edenlerin videolarını seyretmiştim.
Bu birikim de bir rüyamda bu T-rex dinozorlarınca evden alınıp bir gemiye götürülmemi, yüzükoyun bir sedyeye yatırılmamı, T-rex dinozorunun dilinin altından çıkan araba anteni gibi bir enjektörün çıktığını ve çok steril olduğunu bunun ense köküme sokularak bir iğne yapılmasını yaşamıştım. O yıllarda da KOAH rahatsızlığım vardı. Spor yaparak onun etkisini kırmış, solunum düzenimi sağlamıştım.
Çocukluğumdan beri bilim dergileri ve bilim kurgu yazılar ile filmleri sevmemin etkilerinden başka şey olmayan bu rüyalar sadece bilinç altımın birikimlerimi işleyerek bana bazı sahneleri yaşatmasıdır.

Her insanın bilinçaltı birikimine göre rüyaları şekillenir. Uykuda açık kalıp üşümek te sonuçlarını ve gidişatını olumsuz etkileyebilir.

Okumaya katlandığınız için teşekkür ederim.
Yazdığım yazıların da aklı olanlara yeterli olacağı inancındayım. Bilgiyi arayan her yerde bulur.
Bu rüyam, başkalarının da doğruyu görmelerine faydalı olabilir diyerek yazıldı.
Saygılar.

Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc

Hiç yorum yok: