16 Şubat 2026 Pazartesi

#DEVLETIN DİNİ ADALETTİR

 Devletin Dini Adalettir.

(İmam Gazali-Alemlerin Sırrı kitabı)

Yeryüzünde özellikle içten evlenen endogami toplumlarının yazdıkları, kendi çocuklarını köleleri olarak kabul edip, satan, her türlü aşağılık işte kullanan toplumların dinleri insanlığı yıldırmıştır.

En az 12 ve daha fazla erkek çocuk yapıncaya kadar çabalayan bu toplumlar, adaletle hükmeden, yerini alacak sayıda çocuk yapan, eğiten, 14-16 yaş altında çocuk evlendirmeyen ,dıştan evlenen exogami tolumlara üstün gelmişler yeryüzünden bir çok dıştan evlenen medeni toplumu silmişlerdir.




Bu da gücün, kötülüğün egemen olduğu ahlâkı sadece, aileden olan bireyler ile cinsellik yaşayan çocuk ve ergen anaların kara çarşaf, peçeler, burkalarla örtülerek namuslarının korunabileceğine, düşman veya sapık saldırılarıyla, evlerinde tecavüz edilen, bebek, çocuk, ergenlerin, ZİNA SUÇU işledikleri, yani rahimlerine yabancı dölü bulaştığından KİRLİ-Zinakâr oldu denilerek taşlanarak (recm) ile öldürülmesinin inanan sapkın toplumlar kurdular.

Dün akşam TRT'de başlayan Sevdiğim Sensin adlı dizide, dağa kaldırılan bir Yahudi-Yezidi Kürt kızı ailesine döndüğünde, tecavüz edilerek kirlendiği için kardeşleri öldürmek ister.
Buna engel olmak isteyen bir askerimize Kızın ağabeyi der ki;
Asker, işine git, bununla kimse evlenmez, KARDEŞIMİZ KİRLİDİR, KADERİ DE BELLİDİR yani ölümdür, der. 
Asker, nişanlı olduğu halde bu kızla nikâh kıyarak evlenir, hayatını kurtarır.

Ermeniler de Yahudi-Musevi Süryani Hıristiyan olduklarından aynı geleneklere sahipti, çocuklarını fahişe olarak yetistirip satarlardı.

19.yy boyunca padişahlar kölelik kurumunu kaldırmak istedilerse de Müslüman olmuş Ermeni, Gürcü, Yahudi, Arapların isyanları ile karşılaştılar.
1861 sonrası Sultan Abdulaziz bunu denediyse bu devşirmeler "Şeriatta bunun yeri vardır, Allah'ın emrine karşı mı geliyorsun diyerek" şeriata sahip, özgürlüğe karşı çıktılar. Abdülaziz'i de öldürdüler. 
Bilinen en eski toplum Sümerlilerdir. Onların dininden Sami toplumları yüzlerce din, binlerce tarikat ürettiler. Bir çok seyleri değiştirdiler ama, KÖLELİK KURUMU değişmeden kaldı.
Bu tanrı, aynı evrensel tanrıysa, özgürlükten nefret eden bir tanrı olarak tarihte yerini aldı.
Ermeni Taşnak Partili çeteciler, 1892'de Isviçre'de kurulup, Osmanlı'da faaliyete geçtikten sonra, bu geleneğe savaş açarlar ve çok sayıda Ermeni aileyi toplu kıyımdan geçirip korku yaratarak bu geleneği terk etmelerini sağlamaya çalışırlar ama tam başarı olmaz. İğrenç Şatanist dini gelenekler sadece gizli yapılarak devam eder. 
Atatürk ve cumhuriyet düşmanlığını bu gün de Islamcılık maskesiyle Ermeniler, Gürcüler, bazı Çerkezler, Yezidi ve Yahudi dinciler yaparlar. (Kynk Armenians of Eastern Black Sea Region. Hanovan Simonyan Amerika'lı Ermeni tarihçi)

Böyle mağdur edilen çocukları Kurtuluş Savaşı yıllarında Kazım Karabekir, Atatürk ve arkadaşları Kuleli Askeri Lisesi binasını Ermeni Yetimleri Yurdu yaparlar, korumaya alırlar.
Atatürk, Sabiha Gökçen, Afet İnanla birlikte böyle Altı kız çocuğunu evlatlık almış, okutmuş, iş güç sahibi etmiş, evlendirmiştir.
Çocuk ve ergen köleliğini yasaklamıstır. Okullarda okutulan Andımız da;
,,,İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymaktır..  der.
Küçükleri, tecavüz mağdurlarını, yetimleri korumak için Doğu Anadolu'da YİBO olarak bilinen yetiştirme yurtları açılmış, Sosyal Devlet anlayışı ile masrafları devlet bütçesinden karşılanmıştır.
İlkel, dini şeriat yasalarının mağdur ettiği insanlar, demokratik, eşitlikçi, sosysl devlet ilkeleri ile korunmuştur.
Bu gün öyle mi?
Hayır!
Çocuklar okullardan koparılmış, cocuk evlilikleri, çocuk köle satışları geri dönmüştür. 
Amerika'lı Jeffery Epstein'in fuhuş, yamyamlık arasında uçaklar dolusu çocuklarımız seks kölesi olarak satılmıştır.


Bu Amerikan istihbarat örgütü FBI'nin tanık ifadesi belgesinde Türkiye dahil sayiian ülkelerden satın alınan Seks Kölesi çocukların onları satın alan Jet uçaklarında vermeleri gereken seks hizmetleri tanımlanmıştır.

Amerika Adalet bakanı bayan Pamela Bondy hanım, Eostein arası suçlularının tümünü yargılarsak sistem çöker demiştir. Demek ki İncil ve Tevrattan oluşan Hristiyan Şeriatında da Kuran'da da varvolan kölecilik, çocuk,  bebek ergen ticareti ADALETİ temsil etmiyormuş. Hatta Amerikan yasaları bile. 

Okullar

Ahlâk ve adalet kadının bacak arasında kayboldu. Uzun süren egemen devletler kurdularsa da, ADALET olmadığı için tümü yıkıldı.

Dıştan evlenen toplumların devletleri de, devlet kuran boy beyinin malı kabul edildiğinden, ölen beyin çocukları arasında pay edilince, bölünerek yok oldular.

İçten evlenen toplumlarca işgal edilerek, onların dinlerine girerek birliklerini kaybettilerse de yeryüzünde bir yerlerde adaleti, eşitliği koruyan toplumlar, kültürler yaşamayı başardı.

Halkın, devlete bağlı kalmasını sağlayan bağ, devletin halkına, dini-etnik köken, uyrukluk farkı gözetmeden dağıttığı adaleti, eksiksiz, ücretsiz veya pek azında düşük ücretli kamu hizmetleridir.

Yeryüzünde yaygın olan bütün dinlerin özünde, insan onurunu yok sayarak, alınıp satılabilen, her şekilde kullanabilen ve öldürüldüğünde cezai sorumluluğu olmayan, mal durumuna düşüren, kölelik, cihat, fetih, haçlı seferi gibi, kendinden olmayana yaşama şansı vermeyen, işgal, yağma talan, taciz ve tecavüzlere izin verdikleri, hatta dinlerde tek değişmez unsurların bunlar olması yüzünden, DİNLERDE ADALET YOKTUR.






Nuh tufanından beri, dini rejimlerle yöneltilen insanlığın laiklik, eşitlik, adalet, demokrasi, adil yargılanma hakkı, devletle vatandaşın ve bireyin eşit yargılanma hakkı, devleti temsil eden herkesin yargı önünde eşit olmalarını sağlayan yasalara dayalı demokratik, sosyalist, komünist devlet ideolojileri böyle çıkmıştır.
Ama uygulaması mükemmel olmamış hatta faşizme evrilerek, nefret edilir hâle getirilmiştir.

Yeryüzünde hizmet, ürün satan her devlet, özel, tüzel kişilikler, kurumlar ve bireysel küçük işletmeler halkın görebileceği bir yere bu değerleri ifade eden sözler yazmalı ve ona uymalıdır.

Örnek;
Bu iş yerinde, cinsiyet, dini- etnik, çocuk- ergen, fakir- zengin, güçlü-zayıf, yerli-yabancı ayrımı yapılmadan herkese ücreti karşılığında eksiksiz hizmet verilir.

Bireylerin ahlâksızlaşması, aileyi, ailenin ahlâksızlaşması toplumu, toplumun ahlakını yitirmesi devleti yıkar.
Halkın arasındaki birlik, dayanışma dinlere değil akılcı, çağdaş adalete, saygıya, sevgiye bağlıdır.
Bunlar yoksa birey, aile, toplum, devlet yoktur.

Alaeddin Yavuz
Emekli Polis Memuru