Blog Profili

Ey Türk Milleti! Birinci vazifen seni İslamcılık ve Türkçülükle benliğinden koparan, Araplaştıran din, devlet, ticarette sana yer vermeyen, seni küçük dereceli askeri görevlere vererek ölüme süren, sana hocalık, başbuğluk eden hainlere giydirdiğin tacı geri almaktır. Bunu yapabilmen için seni uyandıracak her türlü bilgi ve belge mevcuttur. Ya özgürlüğünü kazan ya da öl. Kölelikle atalarının kemiklerini sızlatma. Arap Rumların ırkçı kinci ensest sapık dinlerinden çık. Kurtuluşun başlangıcı burasıdır. Aklen kurtulmadıkça saltanatın da olsa kölesindir, unutma. Sen özgür birey olmadıkça kardeşliğin önemi yoktur. Devletin her yüksek kademesine göz dik yerini al. Tırsma. Çabala, savaş ve kazan! Birlikte yaşadığın kavimlerle kardeşlik o zaman daha güzel olacaktır. Alaeddin Yavuz Tarih boyunca atalarımız günümüzdeki kadar, her türlü bilgiye ulaşabilecek böyle bir çağ yaşamadılar. Bizler tümünden şanslıyız. Buna dayanarak, blog içerikleri binlerce yıldır doğru bilinenleri sorgulamaktadır. İçeriğinde tarih boyunca yazılmamış tarzda yorumlar bulunduğundan sorgulamayan beyinlerde aşırı şaşkınlık ve tepki yaratabilir. Tedbir olarak yanınızda sağlık ekibi bulundurunuz veya çıkınız! +40 :)) İster bu bloğda, ister okulda, camide veya başka yerde hiçbir yazılanı, öğretileni “sorgulamadan, araştırmadan” doğru kabul etmeyiniz! Blog yazılarının telif hakları-copyright © “adilyargic; adilyargicc; keykubat.blogspot.com ve keykubat.blogcu.com” rumuzlarıyla yazan Alaeddin Yavuz’a aittir. Vatan-Millet davası,hiçbir kurum veya kuruluşa havale edilemez, milletçe sahiplenilmedikçe hiç bir dava milli değildir. Davasına sahip çıkmayan halk da millet değil sürüdür. Adilyargıç/Keykubat., Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın. Hala okumak istiyorsanız buyurunuz. Saygılar, sevgiler!

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

27 Haziran 2015 Cumartesi

İNTİHAR ÜZERİNE DİNİ SAÇMALAMALAR

İntihar nedir?

YAZININ HAZIRLANIŞ NEDENİ="Bu yazı, kızı intihar ettiği için, "kızın cennetten mahrum kalacak, cenaze namazı bile kılınmaz" denildiği için vicdan azabı çeken, GÜNÜN HER DAKİKASINI EVLADINA DUALAR İLE GEÇİREN, PİŞMANLIKLAR İÇİN BOĞULAN bir anneyi teskin etmek için yapılmış bir çalışma sonucu yazılmıştır. Bu yazıdaki tespitler sayesinde şimdi o annenin yüreği çok rahat. Umarım başka annelerin, babaların, kardeşlerin yüreğini da rahatlatır. Zira intihar bir anda gelen bir olaydır. Bu gün gülersiniz yarın gerçeğiniz olur. Desteklemiyoruz ama, olduysa da insanların, öneleme amaçlı çarpıtma ve yorumlarla yaşamlarının helak edilmesini de istemiyoruz."

Bir kişinin, herhangi bir nedenle, ölmeyi istemesi ve bunu kendi eliyle gerçekleştirmesidir. Ruhsal bir bunalıma düşmeden, düşürülmeden intihar mümkün değildir.
Hiç kimse, çok mutlu bir yaşama sahipken, her adımından, yediği her lokmadan, giydiği elbiseden, okul, aile ve arkadaş ortamından zevk alırken, ailesi ve çevresince gerçekten sevilirken intihar etmek istemez.
Böyle bir girişimi tarih yazmamıştır.

Bu yazıda, Kur'anda olmayan "intihar" ile ilgili düzenlemeyi, ayeti çarpıtarak yapan din adamlarına tanık olacaksınız;

İntiharın Nedenleri;

Kişi, ya kendi beğenmediği eylemlerinden, ya da kendisine kurulan kumpaslardan gördüğü maddi veya manevi zarar, bunların yaptığı ruhsal baskılar, kötü alışkanlıkların getirdiği bağımlılıktan tek kurtuluş yolu olarak ölümü görmek, yakınlarının öldürülmesi tehdidine karşılık kendisini öldürmesinin istenmesi, devlet için istihbari görevlerde yakalanıp, düşmana bilgi vermekten korkarak, tedavisi mümkün olmayan hastalıklardan bıkarak, farkına varmadığı bir sözü veya kusuru yüzünden ya da ırkçılık, siyasi düşmanlık gibi nedenlerle, kendisine dost sandığı kimselerin kurdukları kumpaslarla, birisine aşık edilip, terk edilmesi, buna bağlı olarak uyuşturucuya alıştırılması ve bu zararlı maddenin etkisinde ölümü istemesi ile gerçekleşebilir.
Son zamanlarda çıkan dışarıdan ithal edilen bazı uyuşturucuların, istihbarat örgütlerinin veya bazı cemaatlerin düşman b ellediği kişiler üzerinde cep telefonları kullanılarak elektronik sinyaller gönderilmesiyle intihar isteğini körüklediği tıbben bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Son zamanlarda, her ne kadar adli olarak kanıtlanmamış da olsa, siyasi, ideolojik, ırkçılık, gıcık kapma, ortak sevgiliye kavgaları gibi nedenlerle aynı kafa yapısına sahip olan gençlerin, hedef belirledikleri arkadaşlarını, içlerinden birisine aşık ederek sonra kavga ettirilerek ayrılması, uyuşturucu alır yanına giderse onu kabul edeceği, dumanlı kafa ile şartlanıp, kişinin onurunu kıracak ağır tartışma ve aşağılamalara neden olan düzmece kavgaların düzenlenmesi, rahatlamak için verilen uyuşturucunun ardından, intiharın özendirilmesi şeklinde hedef kişiyi intihara sevk ettikleri bir gerçektir.

İntihar etme üzerine sorulan bazı sorular;
“Ekşi sözlük’ten bir soru;

-“hocam savaştayız onemli bir bilgiyi tasırken yakalandım.eger dusman bilirse 1.000.000 kişinin ölümene sebep olacak.öldürüyorum kendimi 1.000.000 kişi için.ceheneme mi?”

Mumsema Değerli Mum Hocam. 

Benim babam 2000 senesinde kendini asarak intihar etti. Geçen bir programda aynı durumda olan biri programa katıldı ve intihar eden abisinin ahiretteki durumunu sordu. Hoca da intihar edenin cenaze namazı kılınmaz dedi. Şok oldum. İnanılmaz derecede canım sıkıldı. Sonradan yaptığım araştırmalarda ise intihar edenin cenaze namazının kılınacağını, intihar etmenin imansızlık değil iman zaafiyeti olduğunu öğrendim. Hocam bu konuda bilgi verebilir misiniz? Babamın kabir azabının hafiflemesi için Yasin okuyup, dua etmekten başka ne yapabilirim? 

Bir de forumdaki tüm arkadaşlardan dua bekliyorum. Hepinizden Allah (c.c)razı olsun. 
Selam ve dua ile. 

Allah Zaiyatını affetsin

Islâm bilginlerinin çoğunluğuna göre, intihar eden dinden çıkmış olmaz, üzerine cenaze namazı da kılınır. Hayber Gazvesinde intihar eden Kuzman'ın cehennemlik olduğu bildirilmişse de, cehennemde ebedî olarak kalacağını belirten açık bir ifade yoktur. Bu yüzden intihar suçunu işleyenin cezasını çektikten sonra cehennemden kurtulacağı umulur. Ancak bunun için, intihar edenin son anda mü'min sıfatını taşıması ve intiharın helâl olduğuna itikad etmemiş olması da şarttır 

İntihar etmek (Dinimiz İslam.com)

Sual: Düşmanın işkence ve tecavüzüne maruz kalacağını bilenin kendini ve yakınlarını öldürmesi veya acı duymamak için uyku hapı ile intihar etmesi günah mı?
CEVAP
Hastalık ve dünya sıkıntılarından kurtulmak için ölümü istemek caiz değildir. Fakat dindeki fitneler sebebiyle ölüm istenebilir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: 

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Bir şeyle canına kıyana, Cehennemde onunla azap edilir.)[Buhari]

(İple boğazını sıkarak intihar eden, boğazı sıkılarak azap görür. Herhangi bir bıçakla intihar eden, Cehennemde bıçaklanarak azap görür.) [Buhari] 

Bir kâfir, uyku hapı içerek veya narkozla her tarafı uyuşturulduktan sonra da ölse, çok şiddetli olan ölüm acısını duyar. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Ölüm meleğini görmek, bin kılıç darbesinden daha şiddetlidir.)[Ebu Nuaym] 

(Ölüm acısı çok şiddetli ise de, ölümden sonraki acılara göre çok hafiftir.) [İ.Ahmed]

Dirilene kadar ölüm acısı duyulur. (İ.Evzai)

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
(Ölmek felaket değil, öldükten sonra başına gelecekleri bilmemek, tedbirini almamak felakettir.)

Ölüm acısı çok şiddetlidir

İntihar etmek, küfre yakın çok büyük günah olduğu için, ölürken dayanılmaz acılara maruz kalınır. Ölüm acısı, sanıldığı gibi bir an değildir. İntihar edince ahirette de daha büyük acılara girilir. Ahiret sıkıntıları dünya sıkıntıları gibi değildir. Çok ağırdır. Dünya sıkıntılarına dayanamayıp intihar eden, ölüm acısına ve ahiret sıkıntılarına nasıl dayanır? İntihar eden, dirilene kadar intihar acısını duyar. Kendini öldürmek, başkasını öldürmekten daha büyük günahtır.
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruldu ki: 
(Kendinizi öldürmeyiniz!) [Nisa 29]

Yalan...

Etkisi kesin olan ilaçları almayıp günahkâr olarak ölenin, hattâ intihar edenin cenaze namazı kılınır.

İntihar edenin, yani kendini öldürenin cenaze namazı dört mezhepte de kılınır. (Mizan-ı kübra)

Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Müslüman her ölünün cenaze namazını, intihar etmiş olsa da kılınız!) [Deylemi]

Allah Zaiyatını affetsin"

Ancak, “İntihar edenin cenaze namazı kılınmaz” diyenler, İslam dışı dini kaynaklara bağlı olan, dini putperestleştiren, bozuk İslami tarikatlarının uydurmalarından başka şey değildir. Çünkü;

"Islâm bilginlerinin çoğunluğuna göre, intihar eden dinden çıkmış olmaz, üzerine cenaze namazı da kılınır. Hayber Gazvesinde intihar eden Kuzman'ın cehennemlik olduğu bildirilmişse de, cehennemde ebedî olarak kalacağını belirten açık bir ifade yoktur. Bu yüzden intihar suçunu işleyenin cezasını çektikten sonra cehennemden kurtulacağı umulur. Ancak bunun için, intihar edenin son anda mü'min sıfatını taşıması ve intiharın helâl olduğuna itikad etmemiş olması da şarttır "

Yorumu yapılmış. İyi niyetle de olsa Allah'ın ayetlerinin çarpıtılması, dince en büyük günahtır. Zira bu ayetlerde "intihar" değil, "mal, zenginlik için birbirini öldürmek" işlenmektedir. 

Buraya kadar verilen bilgilerin hepsi “hadis”tir. Hadislerin çoğu rivayet ve uydurmadır. Gerçeklikleri bilinmemektedir. Ancak, mantık olarak “intihar” olayının iyi bir şey olmadığını, insanı yaşama dinen de olsa bağlamayı amaçladığından kötü de değildir.

Okuyalım, öğrenelim bakalım bu ayetler intiharı mı haksız kazancı ve onun uğruna işlenen cinayetleri mi işliyor;


Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri;

Nisa 4: 29: Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ te’kulû emvâlekum beynekum bil bâtılı, illâ en tekûne ticâreten an terâdın minkum, ve lâ taktulû enfusekum, innallâhe kâne bikum rahîmâ(rahîmen). 


Meâl-i Şerifi

NİSÂ-4:29: Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Ancak kendi rızanızla yaptığınız ticaretle yemeniz helaldir. Birbirinizin canına kıymayın. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.

Nisa 4:30: Ve men yef’al zâlike udvânen ve zulmen fe sevfe nuslîhi nâra(nâren) ve kâne zâlike alallâhi yesîrâ(yesîran).


NİSÂ-4:30- Kim, zulüm ve tecavüz yolu ile bu yasakları işlerse, yakında onu cehennem ateşine atacağız. Onu ateşe atmak da Allah'a pek kolaydır.

Gerçek Elmalılı Hamdi Yazır meali budur. Bunda "intihar" söz konusu değildir."Mal için birbirinizi öldürmeyin" denilmektedir.

Diğer uydurma Elmalılı mealleri;

Elmalılı Hamdi Yazır: NİSÂ-4:29: Ey o bütün iyman edenler! Mallarınızı aranızda batıl behanelerle yemeyin, kendiliğinizden rızalaşarak akdettiğiniz bir ticaret olmak başka, kendilerinizi öldürmeyin de, Allah size cidden bir rahîm bulunuyor"
Çarpıtayım derken cümleyi de çarpıtmışlar "kendilerinizi öldürmeyin", ne demekse, bir şey anlayan beri gelsin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş): NİSÂ-4:29: Ey iman edenler, mallarınızı aranızda haksız bahanelerle yemeyin. Ancak kendiliğinizden rıza ile yaptığınız bir alışveriş bunun dışındadır. Kendi kendinizi de öldürmeyin! Allah size karşı gerçekten merhametlidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): NİSÂ-4:29: Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Ancak kendi rızanızla yaptığınız ticaretle yemeniz helaldir. Birbirinizin canına kıymayın. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.

Ayeti çarpıtan diğerleri;

Yaşar Nuri Öztürk Meali;

NİSÂ-4:29. Ey inananlar! Mallarınızı aranızda bâtıl bir yolla/tutarsız bahanelerle yemeyin. Kendi hoşnutluğunuzla gerçekleşmiş bir ticaret olursa başka. Kendi canlarınıza kıymayın/intihar etmeyin. Hiç kuşkusuz, Allah, size karşı çok merhametlidir.

Yaşar hoca en aklı başında bildiğim insandın, sen de gittin. Ticaret yapan, malı vuran neden intihar etsin? Niye kendini öldürsün? Ayetin akışına bu kadar ters bir ifade senin gibi adamın dikkatini nasıl çekmez?

NİSÂ-4:30: Kim düşmanlık ve zulümle intihar günahını işlerse onu ateşe sokacağız. Bu, Allah için çok da kolaydır.”

Yaşar hoca, gerçekten "intihar" bu ayetin neresinde var?

Suat Yıldırım: NİSÂ-4:30: Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda meşrû olmayan yollarla yemeyin. Karşılıklı rıza ile yapılan bir ticaret yapmanız ise, elbette meşrûdur. Sakın haram yiyerek, başkasının hakkını gasbederek kendinizi öldürmeyin. Allah size pek merhametlidir.

NİSÂ-4:30: Ve men yef’al zâlike udvânen ve zulmen fe sevfe nuslîhi nârâ(nâran). Ve kâne zâlike alâllâhi yesîrâ(yesîran).

NİSÂ-4:30: Ve kim bunu düşmanlık ve zulümle yaparsa, o taktirde biz onu yakında ateşe yaslayacağız. Ve işte bu, Allah için kolaydır.

Diyanet İşleri: NİSÂ-4:30: Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah’a pek kolaydır.

Abdullah Parlıyan: NİSÂ-4:30: Haksız yere mal yemeyi ve şahsiyetleri öldürmeyi düşmanca bir niyetle ve varoluş gayesine aykırı biçimde yapana gelince, biz onu zamanı gelince ateşe sokacağız. Bu da Allah'a göre pek kolaydır."

Ancak, "İntiharı" önleyelim derken, "milleti soyanları, haksız kazanç uğruna askerden sıradan insanlara toplu ölümler olan savaşlara ve soykırımlara imza atanları saklamak" İslam'ın hangi sure ve ayetine uymaktadır?
Zira, Nisa 29.ayette geçen “kendinizi/nefsinizi öldürmeyin” ayeti intihjar anlamında değildir. Önceki 28.ayet de, 29.ayet de, mal paylaşımı ve ticari ilişkilieri işlemektedir. Buradan çıkarılması gereken sonuç da “mal yüzünden birbirinizi öldürmeyin, başkasının da kendinizin de nefislerini, bedenlerini öldürmeyin” anlamındadır.
Yani, “Dünya malı için birbirinize zulüm etmeyiniz, hem kendi nefsinizi hem de başkalarının nefislerinin ve bedenlerinin ölümüne sebep olursunuz. Biz de sizi o zaman ebedi cehennem ateşine yaslarız” demektedir.
Kur’an mealini veren hocalarımızın, ülkemizde yaşanan anarşi, terör, ekonomik krizler, iş ve eğitim yaşamındaki başarısızlıklar sonucu artan intiharlar, sınav kazanamayan öğrencilerden, devlete hizmeti geçmiş değerli iş ve ticaret adamlarımıza kadar geniş bir toplum kesiminde yayılınca, tedbir olarak bu ayet bu şekilde yorumlanmış görünmektedir.

Kötü amaçla yapılmamıştır.
Aynı ayetin devamı olan Nisa 4:30. ayet, bit çok hoca tarafından bu mantıkla olsa gerek “intihar edeni” bu dünyada, kıyamete bırakmadan mahkum etmektedir.

“Diyanet İşleri: NİSÂ-4:30: Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız...”

Ticartte malı götürüp dururken birden, "Haddi aşarak, zulmederek intihar" nasıl oluyor?

Oysa, meallerin içinden en farklısı ve ayetlerin konularına göre en siyasi meali ise bir tek hoca tarafından verilmiştir.;


Abdullah Parlıyan: NİSÂ-4:30: “Haksız yere mal yemeyi ve şahsiyetleri öldürmeyi düşmanca bir niyetle ve varoluş gayesine aykırı biçimde yapana gelince, biz onu zamanı gelince ateşe sokacağız...”

Bir insanın intihar etmesi kendisinden başkasına düşmanlık değildir. Bu durumda düşmanlık olarak yorumlanamaz.

Kendisine yapılan kumpaslardan dolayı intiharı çare gören bir iş adamının veya aşık edilip, terk edilmiş, gururu ezilmiş, uyuşturucu bağımlısı edilemiş, kullanılmış, aşağılanmış bir gencin düşmanlık beslemesi, gidip başına dert açanları öldürmektir. 
Kendisini öldürüyorsa bu düşmanlık değil, bu dünya yaşamından umudunu kesmenin yarattığı patolojik haldir.
İntihar edenin düşmanlığı ile kimseye zarar vermesinin mümkün olamayacağına göre, dünyevi hırsları için zayıf bulduklarını bunalıma sokanlar düşmanlık içindedirler ve ateşe atılacak olanlar onlar olmalıdır. İntihar eden değil.

Bu mealleri veren hocalardan birisi bana açıklasın;
Düşmanlık ve zulümle intihar" nasıl olur?
Ne diyor ayet;
NİSÂ-4:30: Ve men yef’al zâlike udvânen ve zulmen fe sevfe nuslîhi nârâ(nâran). Ve kâne zâlike alâllâhi yesîrâ(yesîran).

NİSÂ-4:30: Ve kim bunu düşmanlık ve zulümle yaparsa, o taktirde biz onu yakında ateşe yaslayacağız. Ve işte bu, Allah için kolaydır.”

Tartışmaları önlemek için bu kadar çeşitli Kur’an meali aldım. Yoksa bir örnekle bunu yapsaydım, kırk çeşit demogoji ile bunu çürütmeye kalkacaklardı.

İlgili ayeti tekrar okuyalım;

Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri;

Nisa 4: 29: Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ te’kulû emvâlekum beynekum bil bâtılı, illâ en tekûne ticâreten an terâdın minkum, ve lâ taktulû enfusekum, innallâhe kâne bikum rahîmâ(rahîmen). 

Meâl-i Şerifi

NİSÂ-4:29: Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Ancak kendi rızanızla yaptığınız ticaretle yemeniz helaldir. Birbirinizin canına kıymayın. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.

Ayet ne kadar açık;
“Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Ancak kendi rızanızla yaptığınız ticaretle yemeniz helaldir. Birbirinizin canına kıymayın...”
Birbirinizin malını haksızlıkla yemeyin, mal için birbirinizi öldürmeyin, nefsinizi öldürmüş olursunuz, insanlığınızdan çıkarsınız diyor.

İntihar kelimesi nerede geçiyor?
Hiç bir yerde.

Ayetin gerçekte dediği, "Düşmanlık ve zulüm ederek kim haksızlıkla başkalarının mallarını mal edinir, bu yüzden başkalarını intihara sevk eder, ölümüne sebep olursa ateşe atılmayı hak etmiştir".

Ama, Kur’an’da bu ayet dışında kendini öldürmeye dair ayet yoktur.
Bu olanları ise Nisa 4:29 ve 30.ayetler de doğrudan intiharı değil, haksız ticari kazançlarla, şahsi kini, garezi yüzünden, din, ırk düşmanlığı ve benzeri şeylerle insani değerlerini alçaltmak, nefsi öldürmek kötülenmiştir.

İntihar etmek değil.

Haksız yere mal yiyip, zengin olan bunun keyfi ile düşmanlık ve zulüm yaparak intihar eden mi varmış?
Olmuş mu böyle bir şey ki intihar edeni cehennemlik mi ilan ediyorsunuz?

Bu hocalar, ancak, ölenlerin adına verilen yemeklerde işkembe doldurmayı bilirler.

Zıkkımlanmaktan başka bildikleri yoktur.
Topu tüccar ve yalancıdır, demogogdur, laf ebesidir, sahtekar ve hilecidir. Devletin zalim siyasetçilerini aklama, kötülerini iyi gösterme çabasında kuyruğa giren yiyicilerdir.

Siz önce intiharın ne olduğunu bir düşünün. Bir yerini bir sinek ısırsa kalkıp sineği acımadan öldürecek kadar zalim ve canı tatlı olan insan, kendi canına nasıl kıyabilir?
Hele hele ayette dendiği gibi hile, kumpas ile başkalarının mallarının üstüne oturmuş, gıcık olduğu kişiyi aşağılamış, intihar etmesini kurduğu kumpaslarla sağlamış zevkten dörtköşe, yüreğinde merhamet kalmamış biri nasıl olur da “ düşmanlık ve zulümle” intihar edebilir?

Yok intihar edenin namazı kılınmazmış.
Peki intihara sürükleyenin?

O konuda ayet yok...
Onun kılarsınız, çünkü onda para, mal, yemekler, bahşişler gani, bol...

Götüüüüürrrrr hoca efendi götüüüürrr!

Topunuzun aklını, imanını, dinini kainat becersin serefsizler. Sizin aklınız da dinininz de imanınız da para, mal, karizma.
O kumpasçılardan, haksız mal yiyenlerle aynı çanağın yalayıcılarısınız.
Göt yalayıcılarısınız.
Şeytan bile sizden iğrenir.

Oysa Kur’an ne güzel diyor;

Zümer Suresi 39: 53. De ki: "Ey öz benlikleri aleyhine sınırı aşan/aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Allah, günahları tümden affeder. Çünkü O, mutlak Gafûr, mutlak Rahîm'dir.”

Allah affedici ve bağışlayıcıdır. İnsanların hakkında hüküm vermenizden kainatta ilahlık sırasını Allah’a vermeyen siz din bezirganları, topunuz cehennemlik değil misiniz?

Bu konuda da yargınızı veriniz.

Ayetlerin incelenmesinde görüldüğü gibi, Kur'an'ın "intihar" konusunda doğrudan bir ayeti yoktur. Ayetin iyi niyetle başlanılan, "intihar edenin namazı kılınmaz" gibi haksız mahkumiyetlerle sonuçlanan saptırılması vardır.

Siz, hocalar, bırakalım insanları aldatmalrınızı, soymanızı, uyutmanızı, kafanıza göre recm gibi mahkumiyetler vermenizi, Allah'ın ayetlerini de çarptırmaktan çekinmez misiniz?

Allah, yeryüzünde onun adına ilahlık etmenize izin mi verdi ki, siz her şeyi kafanıza göre yorumlayıp hüküm bildiriyorsunuz?

Bir aradan çekilin de Allah’a ilahlık sırası gelsin belki kullarına bazı lütufları olur.
Sizin kara örtüler içinde verdiğiniz sapkın öğütlerden bütün yeryüzü kötülüğe gark oldu.
Bir nefes alın, bir çekilin aradan...

Hepiniz aşağılık insan müsveddelerisiniz.

Doğru olanlar varsa lafım yok.

Takdir okuyanların, aklını kullananlarındır.


Alaeddin Yavuz/
Alaeddin Yavuz wordpress
keykubat
/adilyargic
/ adilyargicc